Â
Bütün bir senenin yorgunluğunu Cennet Koyu ‘ na bıraktım geldim dersem yalan olmaz. Boşuna Cennet Koyu dememişler ismiyle bu kadar mı örtüşür yaşananlar.
3 senedir her yaz başı gittiğim gizli köşemdir o koy. Aslında orayı keşfedişim yine bir eğitim ve kendimi yenileme adına verdiğim bir kararla başladı. İlk olarak İngiliz hocamın verdiği Iynegar Yoga eğitimi ile oraya gidişim ve her sene orayı özleyip koşmam inanılmaz.
Burası daha çok yoga eğitimi amaçlı bir dinlence.Benim için farklı ekollerden hocaların biraraya geldiği 30 odalı Japon bir butik otel.
Bu sene tercih ettiğim program Yoga Terapi ile ilgili İspanyol bir eğitmenin programıydı , bütün bir sene kendimi hazırlamıştım. Ne yazık ki yeterli çoğunluk sağlanamadığı için eğitimin iptal olduğunu 2 gün öncesinde öğrendiğimde tatil hazırlıklarım bitmişti bile. Hayal kırıklığı yaşamadım dersem yalan olur. Ama kararlıydım Cennet Koyu ‘ na gidecektim. Bunun da bir sebebi olacağını da düşünmedim değil , belki de hiçbir aktivite yapmadan öylece dinlenmek bedenime ve ruhuma iyi gelecek diye kendimi gidene kadar avuttum.
İç sesimi dinlediğimde doğal bir meditasyon hali ve doğa ile bütünleşme duygularım bana çok doğru bir karar verdiğimi söylüyordu.
Asistanımla beraber 2 gün hiç konuşmadığımızı da fark ettim.Artık cümleler yoktu. Yaşanan anın kendisi vardı , o sessizlik hali inanın ki insana çok da iyi geliyor.
Issız ve bozulamamış bir koy , yemyeşil ağaçların donattığı dağların çevrelediği tenha bir köşe , sanki kendi koyunuzdasınız , yalnız siz ve doğa , sessizlik inanılmaz , deniz adeta bir göl.
Yazın yıllardır yaptığım güzel bir yenilenme çalışmam vardır. Sabahın ilk saatlerinde güzel bir Suryanamaskar ve arkasından denize salınır ve öylece güneşin gündüzü kucakladığı o masmavi sularda yüzer ve şükür duamı yapar ve bir sonraki sene için dileklerde bulunurum ve bu da bana çok iyi gelir. Bir karşılıklı konuşmadır yaşananlar .Hem kendime hem denize hem gökyüzüne sorarım sorularımı . Anlayacağınız bir iç yolculuktur . Bence herbirimiz arada bunu yapmalıyız.
Geride bıraktığınız senenin bilançosu , yapmak istedikleriniz ve yaptıklarınız… yani hayaller.
Çok sevdiğiniz bir işi yapmak bence kişiye verilen en büyük armağandır. Bunun için müteşekkirim.Ama bir o kadar da sorumluluklarımız olduğu gerçeğini de görmezden gelemeyiz değil mi ?
Kısacası bu yaşadıklarım geride bıraktığım gel gitlerin ve başarının da keyfini tattırdığını itiraf edebilirim sizlere.
Ee.. Her işte bir hayır varmış , zorlu bir eğitim beklerken ruhum tatile kucak açmış. Bundan güzel mutluluk var mı ? ve sonra ne mi oldu. Yeni bir yoga eğitimi geldi. Anusara ( bu da sürpriz ) ve ben o programa katılarak bir kat daha umutlandım.Ve yaşanan anların keyfini çıkarıp , yeni projeler içinde zaman ayırdım.
Kendime her sıradan bir gün için minnettar olmayı öğretmiş olmam bana mutluluk kaynağı.
Mutluluk düzeyini yükseltmek kendi elimizde , mutlu olmanın ne anlama geldiğini de belirledikten sonra , kendinizi nasıl daha mutlu edebildiğinizi deneyimlenin bir sır değil keşif olduğunu hissedebilirsiniz.
Mavinin yeşile doğru kaydığı , üstünde tatlı bir rüzgarın dans edişiyle bütünleşen denizin kendi mantrası , ruhumdaki kanayan yaraları iyileştiren güneş Cennet Koyu ‘ nun üzerine doğarken , arkadaki yemyeşil ağaçların arasındaki cır cır böceklerinin serenadı , yıldızlı gecelerde bir dolunay gecesi ve ıssız koyun tek sesi içimdeki şükür duası.
Arada bir sakin limana demir atmak ruhumuzu salıncakta sallanır gibi bir huzura götürüyor ve şu evrende zerre kadar bir şey olduğun bilinciyle evrenin güzellikleriyle bir olma hali.
Sizlere şunu söylemek isterim :
Günler uzun ama yıllar insanın düşünemeyeceği kadar çabuk geçiyor ,  yaşamınızın mevsimlerinin tadına varın.
Kendim , sevdiklerim , yakınlarım , toprağım ve tüm dünya için yaşadıklarımı , seyrettiğim güzellikleri ve bana sunulan bu hayat için teşekkürler.
                                                          Yıldızlar Aksın Üzerinize ,
                                                              Merih Kenet