<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Merih Kenet Yoga Merkezi</title>
	<atom:link href="http://www.merihkenet.com/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.merihkenet.com</link>
	<description>Merih Kenet Yoga Merkezi İstanbul Göztepe Yoga Merkezi</description>
	<lastBuildDate>Tue, 27 Mar 2012 06:55:27 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>İYİ GÜNLER DE GELİR GEÇER , KÖTÜ GÜNLER DE</title>
		<link>http://www.merihkenet.com/iyi-gunler-de-gelir-gecer-kotu-gunler-de</link>
		<comments>http://www.merihkenet.com/iyi-gunler-de-gelir-gecer-kotu-gunler-de#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 12 Mar 2012 13:02:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Merih Kenet</dc:creator>
				<category><![CDATA[Merih Kenet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.merihkenet.com/?p=1666</guid>
		<description><![CDATA[Bu haftaki yazımın konusu, hayatımın renklerinden olan köpeğim LUCKY.  O da nereden çıktı?  diyeceksiniz. Ben de size , o da benim yol arkadaşlarımdan biri diyebilirim. Benim kıymetlim, dostum, arkadaşımdır kendileri… Onunla beraberliğimi, yaşamıma kattıklarını sizlere anlatıp, hayata farklı pencerelerden bakıp, kalbimi sizlere açmak istedim. LUCKY  ile  olan hikayem 1996 yılında babamın ölümü ile başladı. Ani [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bu haftaki yazımın konusu, hayatımın renklerinden olan köpeğim LUCKY.  O da nereden çıktı?  diyeceksiniz. Ben de size , o da benim yol arkadaşlarımdan biri diyebilirim. Benim kıymetlim, dostum, arkadaşımdır kendileri… Onunla beraberliğimi, yaşamıma kattıklarını sizlere anlatıp, hayata farklı pencerelerden bakıp, kalbimi sizlere açmak istedim. LUCKY  ile  olan hikayem 1996 yılında babamın ölümü ile başladı. Ani bir ölüm kalp krizi ve ilk ölümle tanışmam. Her  şey soğuk, cansız ve katı. Ailemdeki  ilk kayıp. Dünyaya veda. Canın kadar sevdiğin,hayat ağacının ana dalı bir anda yok oluyor. Ruhun çektiği acı ve acıyı bu kadar derinden ilk hissediş.  İsyan ,  inanç duygularını sorgulama…</p>
<p>Çoğumuz bu ani kayıpların bize hissettirdiklerini ,  yaşayarak öğrenenlerdeniz. Hep derler ya ateş düştüğü yeri yakar diye. Aynen öyle diyorsunuz insanların gözlerine baka baka. Acının ,  mücadelemin bir parçası olacağını o günlerde bilmiyordum. Bugün ise, ne geçmişte, ne gelecekte insanlığın acılardan uzak kalabilecek bir kişisi bile olmadığını biliyorum. Teslimiyet kabullenme akışa teslim olmak konularında da bilgim olmayışını  itiraf etmeliyim. Neden mi? Kendimi tanıma yolculuğum, aslında o dönemlerde sağa sola çarpıp, bir çıkış yolu ararken, yolunu kaybeden bir mayın gibi savrulup duruyordu. Bir süre profesyonel yardım aldım ve bir danışmanım oldu. İşte iç yolculuk, o tedavi süresince yavaş yavaş şekil almaya başladı. Yoga ile tanışmam da, bu yaşadığım acı deneyimim arkasında kollarını açmış beni bekliyordu. Her derste ,  yaşadığım iç yolculuk bende o bilgiye karşı minnettarlığa dönüşüyordu. Öğrendim ki ,  gerekli olan, onarılmamız değil; sadece içimizdeki potansiyellerle bağlantıya geçmemizdi ve tabii kim olduğumuzla ilgili. Kendimi iyi hissetmem adına, yaptığım her çalışma yıllar sonra bir çığ gibi büyüyerek, ihtiyacı olanlara aktarmak ve öğretmek olarak yansıdı.</p>
<p>Bu arada hem yoga derslerime gidiyor hem de içimde eve bir köpek alma isteğiyle boğuşuyordum. Önceleri sokak  sokak , yavru kedi, köpek arayışım sürdü. ( şimdilerde gülüyorum) Evde bu konudaki itirazlar ve benim inatla direnişim. Bu arada itiraf etmeliyim ki, daha önce köpek konusunda ailecek bir deneyimimizin olmadığı gerçeği. Sonuç mu? Kendimizi bir Pazar sabahı pet shopta bulduk. Gelelim LUCKY’İ nasıl seçtim. Seçimlerin o kadar önemli olduğunu da o günlerden sonra  öğrendim. Petteki veteriner bize , köpeklerin cinsleri hakkında bilgi verirken ben dinlemeyip; sadece o siyah beyaz karışık , panda yavrusu gibi sevimli bir Kaniş Terrieri istiyorum cümlem hala kulaklarımda. Veteriner daha cins bir köpek almamız konusunda iknaya  çok uğraştı.. Ama ben onu duymuyordum bile. Kucağıma alıp, eve gelirken ayaklarım havalanıp, ruhum kanatlarını açmaya başlamıştı bile. Yolda gördüğümüz genç bir çocuğun Haydi Hayırlısı! Sizi çok şey bekliyor demesi bana ne kadar tuhaf gelmişti. 1 aylık bir köpek neler yapabilirdi ki? Ve başlayan geceler ve günler onun duracağı bir yer planlamamıza rağmen, geceleri ağlamasıyla uyanıp, sabaha kadar yanıma alıp uyumalarım. Günler birbiri ardından geçerken, kuralları biz değil, onun koyuşu ve tuvalet eğitiminin beni çıldırtması. Dayanılır gibi değildi. İhtar, ceza, komut falan dinlemiyor, asabi mi asabi. Her seferinde inadıyla bizi dize getirişi. Isırma eğilimini de unutmayayım. Aileden ben dahil  üç kişi hastanelik oldu. Ellerimiz kullanılamaz durumda. O yatakların altında saklanırken, hala bize diş çıkartarak bakıyordu. ( Yani pes etmek yok)</p>
<p>16 yıldır onun ile beraberiz. Birbirimizi çok iyi tanıdık. Nasıl geçti derseniz; onun da bir karakteri olduğunu kabul edip, o bize değil, biz ona fazla dokunmadan yaşamayı öğrendik. O benim ailemin bir parçası . Tek çocuklu bir anne olarak, oğlum evlenip evden ayrılırken ‘’ EVET LUCKY GÖZÜN AYDIN EV SANA KALDI, SEN KAZANDIN ‘’deyişi , içimizdeki birlikteliği , oğlumla arasındaki kardeş duygusunu sizlere anlatır sanırım. O şimdilerde hasta .  Onun için, ben de bu aralar gökyüzü kapalı ve yağmurlu. Hırçın, aksi, huysuz  LUCKY’im nerede? Düşüp düşüp bayılıyor, kalbi hasta, solunum güçlüğü çekiyor. Nerede o baş köşelerde oturma?  yerinden kalkamıyor. ( Aynen yaşlı insanlar gibi ) Her sabah uyandığımda yatağına bakıp, nefes alıp almadığını kontrol ediyorum. Veterinerinin  söylediğine göre hazırlıklı olmamız gerekiyormuş. Ruhum vedaya  daha hazır mı bilmiyorum. Özlediğim o haydutluğu, gençlik edaları. Ah LUCKY diyorum ne yaparsan yap kızmayacağım sana. Karanlık ile aydınlığın birbirine karıştığı akşam üstleri , gözlerimin önünden geçip giden o günleri özlüyorum. Hayatıma girip, bana veda edip gidenler için.</p>
<p>Ruhumu tadilata almalıyım. Ne kadar sürer bilmem. Ne muhteşem bir şey bu sevgi, büyülü adeta. Kalbinizin içine aldıklarınızı, isteseniz de söküp atamıyorsunuz. Onunla konuşuyorum, O da beni kulaklarını dikip dikkatle dinler. Bana çok şey öğrettin dostum, arkadaşım diyorum. Hayatımın çıkmazlarında, aynen ailemin içindekiler kadar sağlamdın, yanımdaydın. Dostsun, aferin oğlum diyorum ona. O da gelip, elimi, yanağımı yalıyor.</p>
<p>Yıllar geçip, yaşadıklarımla demlendikçe, ben de büyüdüm. Şimdilerde teslim olup, akışa bırakmayı, kabullenmeyi öğreniyorum. Hayat okulu hepimizi sınavlarıyla eğitmiyor mu? Yaşam ve ölümün birleştiği yer hep burada hep bizimledir. Ve buna dikkatinizi vererek ,  farkındalığın değerli bir yönüyle bağlantıya geçebilirsiniz. Bana göre yaşamın anlamı her şeydir.  Hiç kimseyi dışarıda bırakmamak lazım.  Bazen acılar ve mücadeleler hayatımızda , tam olarak gerek duyduğumuz şeylerdir. Eğer Tanrı hayatımıza hiçbir engelle karşılaşmadan , devam etmemize izin verseydi sakat kalırdık. Şimdi olabildiğimiz kadar, güçlü olamazdık ve asla uçamazdık.</p>
<p>Hayat; acısıyla, tatlısıyla, neşesiyle, tutkusuyla, kavuşmasıyla, özlemleriyle anlamlı. Bilmem bademler ne zaman çiçek açmaya başlar? Serçeler ne zaman konar yüreğime? Varsın olsun diyorum.</p>
<p align="center">İYİ GÜNLER DE GELİR GEÇER, KÖTÜ GÜNLER DE…</p>
<p>Bunu da yaşayarak öğrenenlerdenim.</p>
<p>Yıldızların hepinizin üzerine aksın,</p>
<p>MERİH KENET</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>

				<!-- Social Sharing Toolkit v2.0.4 | http://www.marijnrongen.com/wordpress-plugins/social_sharing_toolkit/ -->
				<div class="mr_social_sharing_wrapper"><span class="mr_social_sharing"><iframe src="https://www.facebook.com/plugins/like.php?locale=en_US&amp;href=http%3A%2F%2Fwww.merihkenet.com%2Fiyi-gunler-de-gelir-gecer-kotu-gunler-de&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=51px&amp;height=24px" scrolling="no" frameborder="0" style="border:none; overflow:hidden; width:51px; height:24px;" allowTransparency="true"></iframe></span><span class="mr_social_sharing"><div id="fb-root"></div><fb:send href="http://www.merihkenet.com/iyi-gunler-de-gelir-gecer-kotu-gunler-de" font=""></fb:send></span><span class="mr_social_sharing"><a href="http://twitter.com/share?url=http%3A%2F%2Fwww.merihkenet.com%2Fiyi-gunler-de-gelir-gecer-kotu-gunler-de&amp;text=%C4%B0Y%C4%B0+G%C3%9CNLER+DE+GEL%C4%B0R+GE%C3%87ER+%2C+K%C3%96T%C3%9C+G%C3%9CNLER+DE&amp;via=merihkenet" target="_blank" class="mr_social_sharing_popup_link"><img src="http://www.merihkenet.com/wp-content/plugins/social-sharing-toolkit/images/buttons/twitter.png" alt="Share on Twitter" title="Share on Twitter"/></a></span><span class="mr_social_sharing"><g:plusone size="medium" count="false" href="http://www.merihkenet.com/iyi-gunler-de-gelir-gecer-kotu-gunler-de"></g:plusone></span><span class="mr_social_sharing"><script type="IN/Share" data-url="http://www.merihkenet.com/iyi-gunler-de-gelir-gecer-kotu-gunler-de"></script></span></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.merihkenet.com/iyi-gunler-de-gelir-gecer-kotu-gunler-de/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>KENDİ YOLUMUZ YİNE KENDİ İÇİMİZDE…. MERKEZİMİZDE</title>
		<link>http://www.merihkenet.com/yoga</link>
		<comments>http://www.merihkenet.com/yoga#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 14 Feb 2012 07:15:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Merih Kenet</dc:creator>
				<category><![CDATA[Merih Kenet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.merihkenet.com/?p=1629</guid>
		<description><![CDATA[Bu haftaki yazımın konusu yoganın tanımlanması ile ilgili. Farklı tanımlara bir göz atalım istedim :
1.       Yoga, zihin hareketlerinin terk edilmesidir. ( Mahariji Patanjali )
2.       Yoga, bir sükunet durumudur. ( Lord Krisna )
3.       Yoga, farkındalığa sahip biri olmaktır. ( Shri Patanjali )
4.       Yoga kederin  kaldırılmasıdır. ( Guru Gorakhath )
5.       Yoga aklın ötesine gitmektir.
Çok eski zamanlarda, eski [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bu haftaki yazımın konusu yoganın tanımlanması ile ilgili. Farklı tanımlara bir göz atalım istedim :</p>
<p>1.       Yoga, zihin hareketlerinin terk edilmesidir. ( Mahariji Patanjali )</p>
<p>2.       Yoga, bir sükunet durumudur. ( Lord Krisna )</p>
<p>3.       Yoga, farkındalığa sahip biri olmaktır. ( Shri Patanjali )</p>
<p>4.       Yoga kederin  kaldırılmasıdır. ( Guru Gorakhath )</p>
<p>5.       Yoga aklın ötesine gitmektir.</p>
<p>Çok eski zamanlarda, eski yogiler en yüksek yoga düzeyine ulaşmak için, yani kendi ve Tanrı farkındalığının gerçekleştirilmesi için sağlıklı bir bedenin olduğunu kabul ettiler.</p>
<p>Hasta olduğumuzda; dikkatimiz enerji toplamak veya daha büyük bir gerçeği görmek için, nadiren yeterince özgür olur. Yani, sağlıklı bir beden ve akla gereksinimimiz var.</p>
<p><strong>Yoga’nın Amacı</strong> : Zihinsel, fiziksel, duygusal ve entelektüel sağlık bütünüyle bir iyi oluş, iç uyum ve evrenle olan birliği olan çok farklı egzersizleri bir araya getiren uygulamalı disiplindir.</p>
<p><strong>Yoga Teknikleri :</strong> Farkındalıkla uygulanan meditasyon egzersizleri, farklı nefes çalışmaları ile, soluk almayı düzenleme ve bazı fiziksel duruşları içerir.</p>
<p>Vücudumuzun yalnız deri ve kemiklerden oluşmayıp, çok ince dengelere sahip enerjilerden oluşan, bir sistem olduğunu tamamen anladığımızda bilgi akışı başlar. Yoga en iyi koruyucu tıp olarak kullanılsa da bazı egzersizler bir tedavi değerine sahiptir. Örneğin ; sırt ağrısı , skolyoz, artrit, fibromiyalji gibi acı veren fiziksel durumlara katlanan kişilere büyük destektir.  Nefes almak yaşam için ne kadar gerekliyse, yoga da modern, sağlıklı, bütünlüklü yaşam için aynı şekilde gereklidir. Tam anlamıyla yaşamla eş anlamlıdır.</p>
<p>Vücut-akıl dengemiz bozulduğunda ve yaşam gücümüz özgürce içimizde dolaşmadığında hasta oluruz. Rahatsızlıklarımızın çoğu altta yatan daha büyük bir rahatsızlığın göstergesidir. Bugün tüm dünyada yoganın tedaviye destek olan bilgileri ( yoga terapi ) kullanılmaktadır. Çünkü tedavi edilecek yalnız beden değildir. Bedenin içinde dengelenmesi gereken katmanlar vardır. Mükemmel sağlık için, beden, akıl, zeka, duyular, duygular tedavi edilir. Şunu unutmayalım ki, yoga bedeni , şekli veya yapısı ne olursa olsun HERKES İÇİNDİR.</p>
<p>Derslerimizde değişik nefes teknikleriyle bedenlerimize ruhlarımıza, zihinlerimize yolculuk yapmaktayız.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>NEFES </strong>: Zihni kontrol etmek, yaşam enerjisini beslemek ve iç organların ritmini dengelemek için başlıca araçtır. Varoluşumuz açısından o kadar önemlidir ki, bazı nefes teknikleriyle insanların doğum travmalarına bağlı olan , duygusal anılarından özgürleştirip, yeniden doğuş terapilerinin kaynağına ulaşmaktayız. Nefesimizin farkına varmamız, hayatımızın her anına mutluluk ve yaşam gücü getirecektir. Nefesimizi yavaşça verdiğimizde, bir gerginliğin veya stresin girip girmediğini kontrol ederiz. Nefesimiz gevşeme ve stres açısından mükemmel bir barometre haline gelir.</p>
<p>Derslerimde gördüğüm ; öğrencilerimin derin nefes alma yöntemleriyle kalplerine de yol almalarını hissetmem mükemmel hizmetkar olan kalbimiz sadece atışlar arasında dinlenebilir. Uzun nefes vermeler, kalbe dinlenmesi için daha fazla zaman tanır ve dünyaya bakış açımızı değiştirebilir.</p>
<p>Buna zaman ayırırsak, aldığımızın iki katını vererek mutlu olabiliriz. İtiraf etmeliyim ki; Doğru nefesin kişide bağımlılık yarattığı ve birkaç hafta içinde ona bağımlı hale gelindiğidir.. Diyaframı özgürleştirmek , kalbimizi kafeste tutan zincirleri kırar.</p>
<p>Sizlere aktarmak istediğim şudur ;</p>
<p style="text-align: center;">KENDİ YOLUMUZ KENDİ İÇİMİZDE…MERKEZİMİZDE.</p>
<p>Yoga egzersizleri bize hayatın öğreteceklerini, öğrenmemiz veya farkında olmamız için rehberlik yapabilir.</p>
<p>İnsanlarda gözlemlediğim büyük değişikliklerin önce duruşlarını değiştirdikleri, sert görünüşlerinin ve aşırı kontrollerinin yerine daha kabullenici ve iç yolculuklarında çok derinlere yol aldıklarını görebilmemdir. MERİH HOCA daha ne ister?</p>
<p>Sizlere aktardığım bilgiler, benim yoga yolculuğumda bana rehberlik eden öğretmenlerimden ve kendi öğrencilerimle yaşadığım deneyimlerin yansımasıdır. Gelişimim için emeği geçen herkese şükran duyuyorum. İçimden gelerek ve kendimi bu yola vererek, insanlara yardım etmenin bana sağladığı faydaları gördükçe hep daha çok vermek istedim. Sahip olduğum bütün sevgi dolu enerjiyi, hizmet etmeye adadım. İnsanların acı çekme halinden huzura , hatta coşkuyu hissetmeleri ve dönüşümlerine tanık olup, daha fazla gelişim ve neşe adına benim de katkım olabilmesi , yolculuğumun aşkıdır. Bunun tek yol olmadığını biliyorum. Ruhumda en çok karşılık bulan yol budur. Bana bu aşkın Tanrı tarafından hediye edildiğini biliyorum, Bunun için de ŞÜKÜR,ŞÜKÜR, ŞÜKÜR..</p>
<p>Güzel bir deyişle bitirelim istedim.</p>
<p>BİZ HAYATIN ANLAMININ DEĞİL, HAYATTA OLMA DENEYİMİNİN PEŞİNDEYİZ!!!!</p>
<p>Yıldızlar deneyimlerinizin üzerine yağsın,</p>
<p>MERİH KENET</p>

				<!-- Social Sharing Toolkit v2.0.4 | http://www.marijnrongen.com/wordpress-plugins/social_sharing_toolkit/ -->
				<div class="mr_social_sharing_wrapper"><span class="mr_social_sharing"><iframe src="https://www.facebook.com/plugins/like.php?locale=en_US&amp;href=http%3A%2F%2Fwww.merihkenet.com%2Fyoga&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=51px&amp;height=24px" scrolling="no" frameborder="0" style="border:none; overflow:hidden; width:51px; height:24px;" allowTransparency="true"></iframe></span><span class="mr_social_sharing"><div id="fb-root"></div><fb:send href="http://www.merihkenet.com/yoga" font=""></fb:send></span><span class="mr_social_sharing"><a href="http://twitter.com/share?url=http%3A%2F%2Fwww.merihkenet.com%2Fyoga&amp;text=KEND%C4%B0+YOLUMUZ+Y%C4%B0NE+KEND%C4%B0+%C4%B0%C3%87%C4%B0M%C4%B0ZDE%E2%80%A6.+MERKEZ%C4%B0M%C4%B0ZDE&amp;via=merihkenet" target="_blank" class="mr_social_sharing_popup_link"><img src="http://www.merihkenet.com/wp-content/plugins/social-sharing-toolkit/images/buttons/twitter.png" alt="Share on Twitter" title="Share on Twitter"/></a></span><span class="mr_social_sharing"><g:plusone size="medium" count="false" href="http://www.merihkenet.com/yoga"></g:plusone></span><span class="mr_social_sharing"><script type="IN/Share" data-url="http://www.merihkenet.com/yoga"></script></span></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.merihkenet.com/yoga/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>BİR TÜY KADAR HAFİF BİR KALP</title>
		<link>http://www.merihkenet.com/bir-tuy-kadar-hafif-bir-kalp</link>
		<comments>http://www.merihkenet.com/bir-tuy-kadar-hafif-bir-kalp#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 07 Feb 2012 15:01:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Merih Kenet</dc:creator>
				<category><![CDATA[Merih Kenet]]></category>
		<category><![CDATA[bagdat caddesi yoga]]></category>
		<category><![CDATA[hatha yoga]]></category>
		<category><![CDATA[kalp]]></category>
		<category><![CDATA[yoga merkezi göztepe]]></category>
		<category><![CDATA[yoga ve saglik]]></category>
		<category><![CDATA[yoga yapmak istiyorum]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.merihkenet.com/?p=1074</guid>
		<description><![CDATA[Bu haftaki yazımın konusu kalplerimize bir yolculuk yapmakla ilgili.
Hayatımızın mevsimlerini yaşarken , taşıdığımız yüklerin ağırlığından mıdır yoksa kendimizi unuttuğumuzdan mı bilmem ama bir mücadele , koşuşturmalar sürüp gidiyor  herbirimiz için .
Öyle kaptırmışız  ki kendimizi , yaşam nehrinin suları üstümüzden taşıyor , coşuyor , akıyor, ıslatıyor , tıkanıyor , hissetmiyoruz bile , biz değiliz sanki bütün [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bu haftaki yazımın konusu kalplerimize bir yolculuk yapmakla ilgili.<br />
Hayatımızın mevsimlerini yaşarken , taşıdığımız yüklerin ağırlığından mıdır yoksa kendimizi unuttuğumuzdan mı bilmem ama bir mücadele , koşuşturmalar sürüp gidiyor  herbirimiz için .<br />
Öyle kaptırmışız  ki kendimizi , yaşam nehrinin suları üstümüzden taşıyor , coşuyor , akıyor, ıslatıyor , tıkanıyor , hissetmiyoruz bile , biz değiliz sanki bütün bunları yaşayan. İçeriden gelen mesajları duyamıyoruz.Kalbimizle iletişim kaybolmuş kulaklarımıza hiç bir tını gelmiyor, kendimize dair.<br />
Oysa ki kalbimiz sevdikçe , aşkla okşandıkça , hoş tuttukça , huzurla , şefkatle , minnettarlık ve affedicilik gibi olumlu duygularla kendini bulup , adeta tomurcuklanıp çiçeklerle dolu rengarenk mis kokulu bir bahçeye dönüşüyor.<br />
Kalbimiz ana rahmine düştüğümüz ilk anda atmaya başlar ve de son nefesimize kadar atmaya devam eder. Hiç dinlenmeden devamlı çalışır , uykuda bile. Diğer organlar uykuda dinlenirken o devamlı çalışmaya devam eder.<br />
KALP , herhangi bir konunun en önemli yerini , merkezini gösteren bir metafordur. O kadar ki günlük yaşamda “ Kalp Noktası “ veya “ tam kalbinden vurmak “ gibi deyimler kullanırız.<br />
Yaşam nehrinin artan hızı , stres , yanlış beslenme , hareketsizlik , yanlış yaşam tarzı gibi kalbe zarar veren birçok faktör olduğunu her gün birçok yayında okuyor ve de hepimiz bunları biliyoruz.<br />
Bugün ben size bütün bunların ötesinde daha derininde bir yolculuk yapıp , bizi yoran , üzen , içimizde biriktirdiğimiz bir sürü duygu ve düşüncelerle bedenimize olduğu kadar kalbimize verdiğimizden hasardan söz edeceğim.<br />
Hepimizin ayrı kişilikleri ve davranışları , algı veya düşünce farklılıkları olduğu gerçeği ile değişik bir pencereden bakıp , kalbimizle iletişime geçip, gelen mesajlar. O mesajları duyabiliyor muyuz yoksa o mesajlara kapalı mıyız ?<br />
Bütün bunları beraberce paylaşalım istedim.<br />
Mesela :<br />
Kalbinizi hafif mi yoksa ağır mı hissediyorsunuz ?<br />
Kendimden de deneyimlediğim , hayatımın bazı dönemlerinde yaşadığım duygu ve düşüncelerimin bu kalp yükünü nasıl arttırdığını sizlerle paylaşmak isterim.<br />
Günlük hayatın gerginlikleri , eşler arasında , akrabalar , arkadaş , patronunuzla veya yanınızdaki çalışanlarla , kısaca iletişim zincirinin halkaları arasında eksenler kayıp , ters sinyallerle bozulan ilişkimiz , düşünce ve duyguların açtığı yaralarla , egonun hapishanesinin devreye girmesiyle başlar. Hızlıca kalbe doğru yol almaya başlar. Öfkelendiğimizde , yükselen baskı hissi ve kızgınlığın direk kalple çarpıştığını ( kalp atışlarınızın da hızlanmasıyla ) sizler de deneyimlemişsinizdir. Örneğin kavga sonrası geçirilen kalp krizleri gibi. Bütün bunların yanısıra , ailede çok sevilen birinin ölümü , ayrılıklar , yer değiştirme , kavgalar , fikir ayrılıkları, tartışmalar , maddi kayıplar , söylenilen ters bir kelam ve daha bir sürü etkenle oluşan negatif duygu ve düşünceler zincirinin halkalarının kalbin içine sinsice sızışı ve orada öylece kalbe demir atmaları.<br />
İşte kalp ağırlaşmaya başladı diyebilirim sizlere , çektiğimiz bir acıdan sonra , kalp ağrısı yaşayıp sonra demez miyiz ki “ valla yüreğime indi “ diye.<br />
Ne güzel olurdu bir tüy kadar hafif bir kalp , kanatlanmış uçacak gibi olmak.<br />
Mümkün müdür öfkesiz ve kızgınlıksız , kaygısız , tasasız , kırılmamış , incinmemiş , günahsız bir kalp ?<br />
Böyle bir kalp vardır demek dürüstçe bir açıklama olmaz ama önemli olan bu duygu ve düşüncelerle yüzleşip , bir kuş gibi kanatlanmak ve bırakabilmek.<br />
Önemli olan öfkesini , kızgınlığını , nefretini zamanın içinde yavaş yavaş demlendiren bir kalp , içinde her türlü sevgiye yer açmış , herkesi kucaklamış , herşeyi yaşamış , sindirmiş ve bunu kendine anlatmış , hesabını dürüstçe tutmuş , adaletli , vicdanlı , şefkatli ve vefalı bir kalp yeri geldiğinde , karşısındakini kendi yerine koyup , empati yapabilen , egolarını törpülemiş , gece yatağa uzandığında  Tanrı ‘ yla sohbetinde , kendi kalbine ihanet etmemiş ben buyum işte diyebilen bir kalp bir tüy kadar hafif değil mi sizce ?<br />
Ömür dediğimiz şey nedir ki ?<br />
Hayatta hiçbir şey onu dolduran dakikalardan değerli değildir gerçeğiyle .<br />
Hayatınızın mevsimlerini yaşarken , başınızı kaldırıp şöyle bir silkelenin ve unuttuğunuz  kalplerinize geri dönün ve ne olur bedeninizin ve ruhunuzun isteklerini göz ardı etmeyin. Kalbimize ihanet etmeyelim.<br />
İçinizde gitgide kabaran bir taşkın su gibi büyüyen öfkenizi , kısasa kısas misali karşı saldırıya geçmeyin , düşünülmeden söylenilen bir söze takılıp uykularınızı kaçırmayın.<br />
Biliyorum , bunu hepimiz yapıyoruz. Bazen insanoğlu hassas dönemlerin içine girip bir cam kadar kırılgan olabiliyor , o hassas dokunsan incinecek dönemlerden mi yoksa o andaki algı farklılıklarından mı bilmiyorum ama birbirimizi anlayamadığımız gerçek. Oysaki bu dünyaya anlaşılmak için değil , birbirimizi anlamak için geldik.<br />
Bütün bunları öğrenmeye çalışan ve bu konuda daha sınavlarını bitirmemiş ve gelişme çabası olan bir öğrenci olarak daha yolum olduğunu da sizlere itiraf edebilirim. Bazen sınavlardan bir defa da geçemiyorsunuz .<br />
Bu yazıyı okuduğunuzda bir düşünün isterim ;<br />
Ve kalbinize seslice sorun , dürüstçe ve ihanet etmeden küslükler , kızgınlıklar , öfkeler , affedilmeyenler geliyorsa gözünüzün önüne , yüreğiniz acıyor , bir cam gibi parçalanmış hissediyorsanız içinizden o kişinin resmini gözünüzde canlandırıp , ben seni affettim diyerek bir başlangıç yapabilirsiniz. Bunu karşınızdaki kişinin de bilmesi gerekmiyor.<br />
İnanın kalbinizdeki yükler yavaş yavaş azalıp , kalbinizin hafiflediğini deneyimleyebilirsiniz ve sonra da kendinizi bilerek veya bilmeyerek yaptığınız davranışlar , sözler için de affedin.<br />
Bütün bunları aslında kendi iyiliğiniz için yaptığınızı bilin.<br />
Yaşam nehri akıp gidiyor hayat öylece zamana karşı yarışmıyor mu ? Mevsimler birbiri ardından akıp giderken biz sevgileri dar vakitlere sığdırıp , söyleyecek vaktimiz bile olmuyor. Açın kalbinizi sevdiklerinize , kalbinizi açtıklarınıza dudaklarınızı kapatmayın. Bir başkasına sarılmak , dokunmak , bize kendi kalbimizin ritmini hissettirir. Kalbin en büyük merhemi sevgi, o yaraları saran , onaran , yeniden yapılandıran sonsuz bir şifa gücü. Aynı bir güneş gibi sonsuzdur.<br />
Kalbimize en büyük hediye nedir derseniz SEVGİDİR derim size.<br />
Sevgi kalbin adeta suyu ve havası gibi.<br />
Elimizdekileri kaybetmeden onlara ne kadar sevdiğimizi söylemek ve hissettirmek ne kadar  güzel , ne büyük hafifliktir seni seviyorum diyebilmek.<br />
Kalp deniz gibidir , fırtınaları , sakin limanları ve taşkınlıkları vardır. Bazen de derinliklerinde kıymetli inciler gizlidir.<br />
Ağırlaşmaktan korkmayan bir kalp , TÜY KADAR HAFİF olacaktır&#8230;<br />
Bir kuş gibi hafif bir kalple sevgi dolu yarınlara hep birlikte merhaba</p>
<p>Yıldızlar Aksın Üzerinize ,<br />
Merih Kenet</p>

				<!-- Social Sharing Toolkit v2.0.4 | http://www.marijnrongen.com/wordpress-plugins/social_sharing_toolkit/ -->
				<div class="mr_social_sharing_wrapper"><span class="mr_social_sharing"><iframe src="https://www.facebook.com/plugins/like.php?locale=en_US&amp;href=http%3A%2F%2Fwww.merihkenet.com%2Fbir-tuy-kadar-hafif-bir-kalp&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=51px&amp;height=24px" scrolling="no" frameborder="0" style="border:none; overflow:hidden; width:51px; height:24px;" allowTransparency="true"></iframe></span><span class="mr_social_sharing"><div id="fb-root"></div><fb:send href="http://www.merihkenet.com/bir-tuy-kadar-hafif-bir-kalp" font=""></fb:send></span><span class="mr_social_sharing"><a href="http://twitter.com/share?url=http%3A%2F%2Fwww.merihkenet.com%2Fbir-tuy-kadar-hafif-bir-kalp&amp;text=B%C4%B0R+T%C3%9CY+KADAR+HAF%C4%B0F+B%C4%B0R+KALP&amp;via=merihkenet" target="_blank" class="mr_social_sharing_popup_link"><img src="http://www.merihkenet.com/wp-content/plugins/social-sharing-toolkit/images/buttons/twitter.png" alt="Share on Twitter" title="Share on Twitter"/></a></span><span class="mr_social_sharing"><g:plusone size="medium" count="false" href="http://www.merihkenet.com/bir-tuy-kadar-hafif-bir-kalp"></g:plusone></span><span class="mr_social_sharing"><script type="IN/Share" data-url="http://www.merihkenet.com/bir-tuy-kadar-hafif-bir-kalp"></script></span></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.merihkenet.com/bir-tuy-kadar-hafif-bir-kalp/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>SEDA BAĞCANLA MANTRALAR ETKİNLİĞİMİZE BEKLİYORUZ</title>
		<link>http://www.merihkenet.com/seda-bagcan-ile-mantra</link>
		<comments>http://www.merihkenet.com/seda-bagcan-ile-mantra#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 31 Jan 2012 07:00:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Merih Kenet</dc:creator>
				<category><![CDATA[Etkinlikler]]></category>
		<category><![CDATA[Merih Kenet]]></category>
		<category><![CDATA[SEDA BAĞCANLA MANTRALAR ETKİNLİĞİ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.merihkenet.com/?p=1596</guid>
		<description><![CDATA[YER: MERİH KENET YOGA STÜDYOSU
TARİH : 20.03.2012 SALI GÜNÜ
SAAT : 14:00-16:00
KATILIM BEDELİ : 100.-TL
REZERVASYON : 0216-302 69 65/0530 939 44 12
GİLA KİBAR
MANTRALARLA ŞİFA ÇEMBERİ
Müzige, sifaya, yogaya ve bilime kendini adayan Seda Bagcan ( www.sedabagcan.com ) müzigiyle, yoga workshoplari, mantra meditasyonları ve bireysel şifa seanslariyla dünyanin bircok ülkesinde adından söz ettiriyor.
MANTRA NEDİR ?
Mantra’nın kelime anlamı zihni [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h6 style="text-align: center;" data-ft="{&quot;type&quot;:1}">YER: MERİH KENET YOGA STÜDYOSU<br />
TARİH : 20.03.2012 SALI GÜNÜ<br />
SAAT : 14:00-16:00<br />
KATILIM BEDELİ : 100.-TL<br />
REZERVASYON : 0216-302 69 65/0530 939 44 12<br />
GİLA KİBAR</h6>
<p><span style="color: #ff0000;">MANTRALARLA ŞİFA ÇEMBERİ</span></p>
<p>Müzige, sifaya, yogaya ve bilime kendini adayan Seda Bagcan ( <a onmousedown="UntrustedLink.bootstrap($(this), &quot;MAQFPIfqkAQGZSv-0W5SpshYB9QYGGN3OxZ3wSq-JMoX_3w&quot;, event, bagof(null));" href="http://www.sedabagcan.com/" rel="nofollow nofollow" target="_blank">www.sedabagcan.com</a> ) müzigiyle, yoga workshoplari, mantra meditasyonları ve bireysel şifa seanslariyla dünyanin bircok ülkesinde adından söz ettiriyor.</p>
<p><span style="color: #ff0000;">MANTRA NEDİR ?</span></p>
<p>Mantra’nın kelime anlamı zihni boşaltmak. Ses ve oluşan titreşimler aracılığı ile kişinin daha yüksek bir bilince ulaşmasını, aklın hayallerden ve günlük safsatalardan kurtulmasını amaçlayan mantra müziği, zihni boşaltmak, konsantrasyonu artırmak, huzura ermek, zorluklardan kurtulmak için tekrarlanan hece, sözcük ve sözcük gruplarının melodiyle birleşmesi olarak tanımlanabilir.<br />
Mantra müziğini hem dinlemeniz hem de söylemeniz tavsiye ediliyor. Dinlemekle de belirli titreşimler alınıyor ama beraber söylendiğinde kafatasındaki titreşim beynin sol ve sağ hemisferlerinin dengelenmesini, kullanılmayan beyin hücrelerinin aktive olmasını, hormon ve enzimlerin daha dengeli salgılanmasını sağlıyor. Genç, uzun ve sağlıklı yaşamak için günde en az 7 dakika şarkı söyleyin diyor uzmanlar.<br />
Ayrıca mantra müziği topluluk halinde söylenirse daha da etkili oluyor. Bu konuda yapılmış bilimsel araştırmalar var. Teker teker bireylerin beyin dalgaları ölçülüyor sonuç herkesin farklı beyin dalgalarına sahip olduğu. Mantra meditasyonu sırasında aynı kişilerin beyin dalgaları bir daha ölçülüyor ve tüm katılımcıların beyin dalgalarının eşitlendiği gözlemleniyor. Yani tek bir frekansta buluşuluyor. Bu bize beraber şarkı söylemenin ne kadar önemli olduğunu gösteriyor. Mantra meditasyonlarından sonra genelde katılımcılar rahatsızlıklarının geçtiğini, dileklerinin ve düşüncelerinin kısa sürede gerçekleştiğini , hayatlarında bir iyileşme ve hızlanma olduğunu söylerler. Hepsi bu yaratılan büyülü sinerjinin yardımıyla oluyor.</p>
<p><span style="color: #ff0000;">HANGİ MANTRA HANGİ HASTALIĞA İYİ GELİR?</span></p>
<p>Dünyanın birçok ülkesinde artık hastalara mantra müziği öneriliyor. Sevgili Seda Bağcan bazı hastalıklara hangi mantraların iyi gelebileceğini bizlerle paylastı.<br />
• Kanser hastalarına Sunrise albümünden Ra Ma Da Sa, Guru Ram Das, Ad Gurey Nameh, Wahe Guru Sat Nam; Remember albümünden ise Mul Mantra, Sa Ta Na Ma , Triple Mantra’yı<br />
• Kalp Rahatsızlığı olanlara Sunrise albümünden Ra Ma Da Sa, Gobinde Mukande, Guru Ram Das, Sa Ta Na Ma, Wahe Guru Wahe Jeeo; Remember albümünden Har Har Gobinde, Sarab Shakti, Ek Ong Kaar ve Triple Mantra’yı<br />
• Sindirim yollarında rahatsızlığı olanlara Sunrise albümünden Ra Ma Da Sa, Guru Ram Das, Gobinde Mukande, Remember albümünden Har Har Gobinde, Triple Mantra, Kal Akal ve Mul Mantra’yı<br />
• Panik Atak, depresyon ve strese ise her 2 albümde farklı melodilerle olan Sa Ta Na Ma, Sunrise albümünden Ra Ma Da Sa, Guru Ram Das ve Remember albümünden Triple ve Mul Mantraları<br />
• Alzheimer hastalarına yine Sa Ta Na Ma ve Sunrise albümünden Ra Ma Da Sa, Guru Ram Das Remember albümünden Kal Akal, Ek Ong Kaar, Triple Mantra’ yı öneriyor.<br />
Kaydetmekte olduğu ve kaydedeceği albümlerinde de çok şifalı mantralar olacağının müjdesini veriyor.</p>
<p>Seda Bağcan</p>
<p>Özgeçmiş<br />
Çok küçük yaşlarda müzik yaşamιna başlayan Seda Bağcan ilk konser deneyimini 6 yaşιnda Ankara Radyosu Türk müziği korosu ve saz ekibiyle vermiştir. 7 yaşιnda Ankara Konservatuarι deǧerli hocalarιndan olan Prof. Dr. Muzaffer Arkan&#8217;dan piano ve armoni dersleri almaya başlamιştιr. Ankara Müzik Dernegi Çocuk korosu, Mustafa Apaydιn yönetimindeki TRT Ankara Çoksesli Gençlik Korosunda uzun seneler şarkι söyleyen Seda Baǧcan Ankara Opera ve Balesinin sahneye koyduǧu Benjamin Britain&#8217;ιn &#8216;Bir Opera Yapalιm&#8217; operetinde ve çeşitli operalarda oynamιş, üniversite yιllarιnda da çeşitli pop, jazz orkestralarιyla calιşmιş ve konserler vermiştir. Türkiye&#8217;de Eurovision Şarkι yarιşmasι elemelerine, Kuşadasι Festivaline ve Altιn Anten gibi çeşitli müzik yarιşmalarιna da katιlmιştιr.</p>
<p>ODTÜ Elektrik ve Elektronik Mühendisliǧi bölümden mezun olan Seda Baǧcan biomedikal (tibbi elektronik ) mühendisliǧi dalιnda ihtisaslaşmιştιr. Türkiye&#8217;de ve Almanya&#8217;da Tιbbi Diagnostik alanιnιn önde gelen şirketlerini kurmuş ve yönetmiştir. Ailede ciddi bir rahatsιzlιǧa çare bulma araştιrmalarι sιrasιnda alternatιf tιp yöntemleriyle tanιşιp kendini bu alanda yetiştirmeye başlamιştιr. Reiki masterι, Reconnection uygulayιcιsι, Signature Cell Healing ögretmeni Deeksha uygulayıcısı olan Seda Baǧcan&#8217;ιn hayat tutkusu, müzik,yoga ve bilim haline gelmiştir. Yurtdιşι ve Yurtiçinde, Müzik ve Bilimin buluşmasι konulu workshop&#8217;lar ve seminerler vermeye başlamιştιr. Insanlarin kendi kişisel gelişim süreçlerine yardιm eden Seda Baǧcan, kendi potansiyellerine ulaşmalarιna yardιm ve rehberlik ettigi gibi birçok insanιn hastalιklardan kurtulmasιna, önemli zararlι alιşkanlιklarιnι bιrakmasιna, zihinlerini sakinleştirmelerine, farkιndalιklarιnι artιrmalarιna yol göstermektedir.</p>
<p>1990&#8242;larιn sonunda yogaya başlayan Seda Baǧcan Hatha yoga, Ashtanga ve Jivamukti yogadan sonra Yogi Bajian&#8217;ιn bulduǧu Kundalini Yogaya başlamιştιr. Naam Yoga<br />
öǧretmeni de olan sanatcι Almanya&#8217;da ve bircok ülkede yoga dersleri vermektedir. Bu sayede mantralarla tanιşιp mantra müziǧiyle Türk ezgilerini buluşturma fikriyle yola çιkarak 2010 yılında Sunrise adli mantra müziǧi albümü yapmιştιr. Albüm Avrupa&#8217;da birçok ülkede satιlmaya başlanmιş ve liste başι olmuştur. Cennetten gelen mantra müziǧinin yeni günesi olarak mantra müziǧi dünyasιnda kabul gören Seda Baǧcan&#8217;ιn albümlerindeki tüm besteler kendisine ait. Tina Turner&#8217;ın da içinde bulunduğu yeni bir albüm çalışmasını, ve dünyaya Türk müziği ve sufi müziği ezgilerini tanıtma projesi kapsamında yeni bir albüm çalışmasını sürdürmekte olan Seda Bagcan 2. Mantra albümü Remember ve ilk mantra albümü Sunrise ile de ülkemizde büyük bir başarıya imza atmıştır.</p>
<div data-ft="{&quot;type&quot;:10}"></div>
<div data-ft="{&quot;type&quot;:10}">
<div data-ft="{&quot;type&quot;:11}"><strong><a onmousedown="UntrustedLink.bootstrap($(this), &quot;7AQGZexzsAQHmlCh_iCCJynr6mQ0H8OOgRjZC4OvBxPwotw&quot;, event, bagof(null));" href="http://www.sedabagcan.com/" rel="nofollow" target="_blank">Seda Bağcan</a></strong></div>
<p><a onmousedown="UntrustedLink.bootstrap($(this), &quot;oAQFXhck2AQGpbi-6PwZCuDmZjLJAGEt9pnV7FXGkCcJ0jQ&quot;, event, bagof(null));" href="http://www.sedabagcan.com/" rel="nofollow nofollow" target="_blank">www.sedabagcan.com</a></p>
<div>Seda Bağcan</div>
</div>

				<!-- Social Sharing Toolkit v2.0.4 | http://www.marijnrongen.com/wordpress-plugins/social_sharing_toolkit/ -->
				<div class="mr_social_sharing_wrapper"><span class="mr_social_sharing"><iframe src="https://www.facebook.com/plugins/like.php?locale=en_US&amp;href=http%3A%2F%2Fwww.merihkenet.com%2Fseda-bagcan-ile-mantra&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=51px&amp;height=24px" scrolling="no" frameborder="0" style="border:none; overflow:hidden; width:51px; height:24px;" allowTransparency="true"></iframe></span><span class="mr_social_sharing"><div id="fb-root"></div><fb:send href="http://www.merihkenet.com/seda-bagcan-ile-mantra" font=""></fb:send></span><span class="mr_social_sharing"><a href="http://twitter.com/share?url=http%3A%2F%2Fwww.merihkenet.com%2Fseda-bagcan-ile-mantra&amp;text=SEDA+BA%C4%9ECANLA+MANTRALAR+ETK%C4%B0NL%C4%B0%C4%9E%C4%B0M%C4%B0ZE+BEKL%C4%B0YORUZ&amp;via=merihkenet" target="_blank" class="mr_social_sharing_popup_link"><img src="http://www.merihkenet.com/wp-content/plugins/social-sharing-toolkit/images/buttons/twitter.png" alt="Share on Twitter" title="Share on Twitter"/></a></span><span class="mr_social_sharing"><g:plusone size="medium" count="false" href="http://www.merihkenet.com/seda-bagcan-ile-mantra"></g:plusone></span><span class="mr_social_sharing"><script type="IN/Share" data-url="http://www.merihkenet.com/seda-bagcan-ile-mantra"></script></span></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.merihkenet.com/seda-bagcan-ile-mantra/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Doğal Doğum Kapsamında Alternatif Yaklaşımlar</title>
		<link>http://www.merihkenet.com/dogal-dogum</link>
		<comments>http://www.merihkenet.com/dogal-dogum#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 30 Jan 2012 06:33:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Merih Kenet</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dilek Cengiz]]></category>
		<category><![CDATA[Hamile Yogası]]></category>
		<category><![CDATA[Merih Kenet]]></category>
		<category><![CDATA[anadolu yakası hamile yogası]]></category>
		<category><![CDATA[çömelerek doğum]]></category>
		<category><![CDATA[Doğal doğum]]></category>
		<category><![CDATA[doğum öncesi yoga]]></category>
		<category><![CDATA[göztepe hamile yogası]]></category>
		<category><![CDATA[hamile yogası]]></category>
		<category><![CDATA[hypnobirthning]]></category>
		<category><![CDATA[lamaze]]></category>
		<category><![CDATA[normal doğum]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.merihkenet.com/?p=1586</guid>
		<description><![CDATA[Doğal doğum kavramı aslında yabancı olduğunuz bir kavram değildir. Doğal doğumda tıbbi bir müdahale olmaksızın bedeninizi mümkün olan en rahat ve sakin bir şekilde doğuma bırakır, doğanın, bedeninizin ve hormonlarınızın “işin” geri kalan kısmını tamamlamasına izin verirsiniz.
Doğal bir doğum yapabilmek için alternatif yaklaşımlar annenin doğumunu gerçekleştirmek isteyebileceği farklı koşulları ve bunun için yapması gereken hazırlıkları [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Doğal doğum kavramı aslında yabancı olduğunuz bir kavram değildir. Doğal doğumda tıbbi bir müdahale olmaksızın bedeninizi mümkün olan en rahat ve sakin bir şekilde doğuma bırakır, doğanın, bedeninizin ve hormonlarınızın “işin” geri kalan kısmını tamamlamasına izin verirsiniz.</p>
<p>Doğal bir doğum yapabilmek için alternatif yaklaşımlar annenin doğumunu gerçekleştirmek isteyebileceği farklı koşulları ve bunun için yapması gereken hazırlıkları tanımlarlar.</p>
<p>Bu alternatiflerin çoğu, evde doğal bir doğum yapmak isteyen annelere özel olarak geliştirilmiş olsalar da, hastanede doğum yapma kararını veren annelerin de “doğal doğum”u yaşamalarına olanak sağlarlar.</p>
<p>Güncel tıbbın bebeğin anne karnındaki gelişmesi hakkında gittikçe daha ayrıntılı bilgiler verdiği doğrudur. Bununla birlikte, kadın bedeninin yüzyıllardır serum, epidural anestezi veya fetal monitör yokken de doğurmayı başarabildiği göz ardı edilmemesi gereken bir gerçektir.<br />
Peki, alternatif yaklaşımlar nelerdir?</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Dik oturarak doğurmak veya çömelmek (Vertikal doğum)</strong></p>
<p>Çömelme esnasında pelvis tam anlamıyla açılır, pelvik çap normalden %10 daha geniş olur ve derinliği çömelme esnasında azalır. Doğumun ikinci evresi olan ıkınma evresi kısalır. Anne dik olduğundan yerçekiminden faydalanarak bebeğini aşağı hareket ettirir. Rahime ve büyük ana damarlara olan bası azaldığından rahime ve sonuçta bebeğe daha fazla oksijen gider. Vertikal doğum pozisyonlarında kasılmanın yoğunluğu yerçekimi nedeniyle artar; aynı zamanda sırta vuran ağrı azalır. Ancak modern toplumlarda bu tamamıyla unutulmuş oturma şekline yeniden alışmak zaman alabilir. Bu nedenle çömelme egzersizleri yapmanızda fayda vardır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Prenatal (doğum öncesi) yoga</strong></p>
<p>Gebeliğiniz süresince yoga yapmanız sizi bu süreçte meydana gelebilen mide bulantısından, sırt ağrısından, ödemli eller ve bacaklardan, varis oluşumundan, uykusuzluktan, ve baş ağrısından koruyabilir. Yoga duruşları ile pelvik taban bilincine varırsınız, zamanı geldiğinde doğum yolunu bilinçli olarak rahatlatıp açabilirsiniz. Pelvik taban kasları çalıştırılarak doğum sonrası oluşabilecek sarkmalar önlenebilir, akciğer kapasitesi nefes egzersizleriyle artırılır ve bebeğinize daha fazla oksijen gönderirsiniz. Prenatal yogada da çömelmeye önem verilir, duruşlarda nefese dikkat edilerek doğuma hazırlık egzersizleri yapılır. Doğal nefesin farkına varılır, nefes yolları çalıştırılır (Pranayama). Öğrenilen nefes tekniği ile pelvik taban kasları kontrol edilir. Doğum sancısının etkisi arttırılırken ağrısı hissedilmez ve derin nefes sayesinde vücut rahat ve gevşek kalır. Meditasyon yaparken bebeğinizle daha derin bir bağ kurar, meditasyon sırasında öğrenilen gevşeme tekniklerini doğum sırasında sancılar arasında rahatlamak ve dinlenmek için kullanırsınız.</p>
<p><strong>HypnoBirthing</strong></p>
<p>HypnoBirthing doğum sırasında kullanabileceğiniz bir kendi kendini telkin tekniğidir. Bu teknik size sertifikalı bir eğitmen tarafından öğretilir. Bu tekniğin amacı korku-gerginlik-ağrı sendromunu engellemek ya da oluşmuş olan sendromu hafifleterek ortadan kaldırmaktır.</p>
<p>Doğum nedeniyle duyulan kaygı korkuya neden olur. Korku sonucu fiziksel ve psikolojik olarak gerilirsiniz. Bu gerginlik doğum kanalınızı daraltır, doğum uzar ve ağrı oluşur. HypnoBirthing kursunda kendi kendinizi telkin teknikleri öğrenip doğum ile ilgili kaygı ve korkularınızdan kurtulursunuz. Kendi kendine yapılan bu hipnoz tekniğinde anne adayı kendi bedeni kendisi gevşetip vücudun doğal ağrı kesicisi olan endorfinin salgılanması sağlar. Bu telkinler sırasında anne adayına doğum eşi olarak baba yardımcı olur, ona çeşitli masajlar uygular ve annenin konsantrasyonunu bozabilecek etkenleri engeller. Destekleyici bedensel egzersizlerle (çömelme, esneme vs.) pelvis açılır ve hareketliliği artırılır. Hypno birthing ile gevşeyebilmeyi ve özel nefes teknikleri kullanımını öğrenen anne adayları doğum esnasında yorulmazlar ve bebeklerini sakin ve huzurlu bir biçimde doğurma imkanı bulurlar.</p>
<p><strong>Suda doğum</strong></p>
<p>Suda doğumda doğum beden ısısında olan suyla dolu bir küvetin içinde gerçekleşir. Suyun kaldırma gücü ve sıcaklığı doğumun rahat geçmesini sağlar. Bu uygulamada, rahim ağzı daha rahat açılır ve bebek anne karnındaki sıvının içinden bir başka sıvıya doğar. Göbek kordonu henüz kesilmediğinden bebeğinizi oksijensiz kalmaz. Suda doğum için gebelik sürecinizin sağlıklı geçmiş olması ve risksiz gebe sınıfında olmanız istenir.</p>
<p><strong>Bradley metodu</strong></p>
<p>Bradley metodu 1960’larda annelerin doğal doğum yapabilmeleri amacıyla geliştirilmiş bir tekniktir. Bu teknikte daha çok partneriniz doğum eşiniz veya doğum koçunuz olur ve doğum süresince çeşitli tekniklerle sizi rahatlatır. Baba, anne adayı ile nefes alıp verir ve doğum sürecinde annenin dikkatini dağıtabilecek her türlü faktörü ortadan kaldırmaya çalışır.</p>
<p><strong>Alexander tekniği</strong></p>
<p>Bu teknikte beden duruşunun ve hareketinin bedensel fonksiyonların üzerindeki etkisi önem kazanmıştır. Bedenin taşınma biçimine odaklanan bu teknikte ağrıya tepki verip onunla savaşmaktansa bedeni rahat ve gevşek bırakmayı öğrenip bu ağrıya kendinizi bırakmayı öğrenirsiniz.</p>
<p><strong>Lamaze tekniği</strong></p>
<p>1951 yılında resmen Dr. Ferdinand Lamaze tarafından ortaya konulan bu teknik 1960’lardan beri oldukça popüler bir teknik olarak öğretilmiş, ancak daha güncel yaklaşımlar karşısında zamanla geriye düşmeye başlamıştır. Bu teknik ritmik nefes alıp vermeyi, konsantrasyon ve gevşeme tekniklerini, masaj ve hareket şekillerini içerir. Öğrendiğiniz nefes teknikleri doğum sancılarını daha rahat atlatmanıza ve bebeğinize daha fazla oksijen göndermenize yardımcı olur.</p>
<p>Doğum Dansı (Birthing Dance)</p>
<p>Popüler göbek dansına benzetilebilecek bu müzikli ritmik egzersizlerde, pelvik hareketler öne çıkar. Özellikle kalça kullanarak dans etmenin sonucunda anne, bedeniyle daha barışık ve daha rahat olur. Doğumun birinci evresi olan rahim ağzının açılması evresi daha hızlı ilerler.. Doğum dansı seminerlerinde oryantal göbek dansından, Afrika dansına, Latin danslarından Karayiplere özgü dans hareketlerine kadar birçok hareket öğrenirken, doğumunuzu kolaylaştırmanın, ağrı ile baş etmenin çeşitli teknikleri ile tanışırsınız.<br />
<strong>Doula ile doğum/Doğum Koçluğu</strong></p>
<p>Doula veya doğum koçu, doğum öncesinde, sırasında ve sonrasında anneye fiziksel, psikolojik, duygusal ve bilgi olarak destek sağlayan profesyonel anlamda eğitimli kişilere denir. Doğum koçu (doula) anne adayını doğuma duygusal, fiziksel ve zihinsel olarak hazırlar doğum sırasında bilgi ve güven vererek, çeşitli tekniklerle rahatlatarak, cesaret aşılayarak, doğumun anne adayı için doğal ve huzurlu geçmesini sağlar. Doula sizinle nefes teknikleri uygulayarak açılma fazının daha hızlı ve daha az ağrılı geçmesine, bebeğe daha rahat ve fazla oksijen gitmesine yardımcı olur. Çeşitli masaj teknikleri ile bele veya kuyruk sokumuna vuran ağrıyı azaltır, bebeğinizi “aşağıya” doğru daha kolay yönlendirmenize yardım eder. Doğum koçluğunun anneye sadece duygusal anlamda destek olmakla kalmayıp, annenin daha sağlıklı bir doğum yapıp daha sağlıklı bir bebeğe sahip olmasına yardımcı olduğu bilimsel çalışmalarla kanıtlanmıştır.</p>
<p><strong>Peki, neden doğal doğum?</strong></p>
<p>Alternatif doğal doğum metotları ve kullanılan tekniklerinin hepsi tek bir düşüncede birleşirler: Doğum her kadının içgüdüsel olarak bildiği, bedeninin ona yol gösterdiği doğal bir süreçtir. Tıbbı bir gerekçe olmadıkça doğumun doğasına karışmamak ve bedeninizin ihtiyaçlarına cevap vermek rahat ve kolay bir doğum yapmanız için yeterli olacaktır. Bahis konusu ihtiyaçlar hareket halinde olmayı, çömelmeyi, dans etmeyi, masaj ihtiyacını, sükûneti, meditasyonu, çeşitli nefes tekniklerini hatta yeme içmeyi de kapsayan geniş ve kapsamlı bir pakettir.</p>
<p>Alternatif doğal doğum tekniklerinin çeşitliliği ile hastane ortamının güvenilirliğini birlikte kullanmak ise gittikçe yükselen bir trend olarak göze çarpıyor. İster evde doğumu, ister hastanede veya her ikisinin birleşimini tercih edin, doğumunuzu seçiminiz doğrultusunda gerçekleştirmek artık sizin elinizde.</p>
<p>Op. Dr. Dilek Cengiz<br />
www.rahatdogum.com</p>
<p>Büyük gün yaklaşmadan alternatiflerinizi değerlendirebilir ve size özel o büyülü doğum tecrübesine siz de sahip olabilirsiniz.</p>

				<!-- Social Sharing Toolkit v2.0.4 | http://www.marijnrongen.com/wordpress-plugins/social_sharing_toolkit/ -->
				<div class="mr_social_sharing_wrapper"><span class="mr_social_sharing"><iframe src="https://www.facebook.com/plugins/like.php?locale=en_US&amp;href=http%3A%2F%2Fwww.merihkenet.com%2Fdogal-dogum&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=51px&amp;height=24px" scrolling="no" frameborder="0" style="border:none; overflow:hidden; width:51px; height:24px;" allowTransparency="true"></iframe></span><span class="mr_social_sharing"><div id="fb-root"></div><fb:send href="http://www.merihkenet.com/dogal-dogum" font=""></fb:send></span><span class="mr_social_sharing"><a href="http://twitter.com/share?url=http%3A%2F%2Fwww.merihkenet.com%2Fdogal-dogum&amp;text=Do%C4%9Fal+Do%C4%9Fum+Kapsam%C4%B1nda+Alternatif+Yakla%C5%9F%C4%B1mlar&amp;via=merihkenet" target="_blank" class="mr_social_sharing_popup_link"><img src="http://www.merihkenet.com/wp-content/plugins/social-sharing-toolkit/images/buttons/twitter.png" alt="Share on Twitter" title="Share on Twitter"/></a></span><span class="mr_social_sharing"><g:plusone size="medium" count="false" href="http://www.merihkenet.com/dogal-dogum"></g:plusone></span><span class="mr_social_sharing"><script type="IN/Share" data-url="http://www.merihkenet.com/dogal-dogum"></script></span></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.merihkenet.com/dogal-dogum/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Anne &#8211; BebekYogası</title>
		<link>http://www.merihkenet.com/anne-bebek-yogasi</link>
		<comments>http://www.merihkenet.com/anne-bebek-yogasi#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 28 Jan 2012 06:28:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Merih Kenet</dc:creator>
				<category><![CDATA[Anne-Bebek Yogası]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Merih Kenet]]></category>
		<category><![CDATA[anne bebek yogası anadolu yakası]]></category>
		<category><![CDATA[Anne-bebek yogası]]></category>
		<category><![CDATA[bebek yogası]]></category>
		<category><![CDATA[göztepe anne bebek yogası]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.merihkenet.com/?p=1577</guid>
		<description><![CDATA[ANNE – BEBEK YOGASI 
Bebeğiniz olduğunda, bağ kurmak çocuğunuza karşı hissettiğiniz bağlantı anlamına gelir. Bazıları için bağ kurmak doğal olarak gelişir. Bazıları içinse bebekleriyle olan ilişkilerinin zamanla kazanılan bir tarafıdır.
Bebeği olan anneler bazen gün boyu ofiste çalışan insanlardan çok daha yorgun ve meşguldürler.  Bir annenin öğle yemeği molası, hafta sonu veya tatili yoktur.  Buna rağmen [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>ANNE – BEBEK YOGASI </strong></p>
<p>Bebeğiniz olduğunda, bağ kurmak çocuğunuza karşı hissettiğiniz bağlantı anlamına gelir. Bazıları için bağ kurmak doğal olarak gelişir. Bazıları içinse bebekleriyle olan ilişkilerinin zamanla kazanılan bir tarafıdır.</p>
<p>Bebeği olan anneler bazen gün boyu ofiste çalışan insanlardan çok daha yorgun ve meşguldürler.  Bir annenin öğle yemeği molası, hafta sonu veya tatili yoktur.  Buna rağmen çocuğunun huzurlu, sağlıklı gelişebilmesi için 24 saat enerji dolu ve mutlu kalmalıdır.        Bebek yogası çocuğunuza yakın hissetmenize yardımcı olacak bir şey yapmanızı sağlayarak, size bebeğinizle geçireceğiniz zamanı verir. Böylesi pozitif bir iletişim çocuğunuzla aranızda uzun süreli ve güven dolu bir bağ kurmanızı sağlar.</p>
<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter  wp-image-1578" title="anne-bebek-yogasi" src="http://www.merihkenet.com/wp-content/uploads/2012/01/anne-bebek-yogasi.jpg" alt="" width="540" height="360" /></p>
<p><strong>Bebek Yogasının Bebeğinize Faydaları ; </strong></p>
<p>Genel olarak bebeklerdeki yoga hareketleri;  karın masajı ve bebeklerin bacaklarını hareket ettirmeyi gerektirir. Bu da bebeğinizin sindirim fonksiyonunu geliştirir. Bebeğiniz sindirim zorluğundan dolayı gaz problemi yaşıyorsa, yoga bebeğinizin vücudunu daha iyi sindirime olanak sağlayacak şekillerde hareket ettirir.</p>
<p><strong>Uyarılma</strong>: En küçük bebekler bile uyarılmaya ve diğerleriyle etkileşime geçmeye ihtiyaç duyarlar. Bu uyarılmanın çoğunun evde yaşanacak olmasına rağmen, yoga sınıfı da bebekler için güzel bir ortam değişikliğidir. Bebeğiniz daha kendi başına hareket edemiyor bile olsa sizin yaptırdığınız hareketler de onu uyarır ve vücudunun belirli bölgelerinin güçlenmesine yardımcı olur. Bebek yogası aynı zamanda bebeğinizi yoracağından daha iyi bir uyku düzenine sahip olmasını da sağlar.</p>
<p><strong>Stresten Arınma:</strong><strong> </strong>Bebek yogasının en büyük faydası ise bebeklerden ziyade ebeveynler içindir. Evinize yeni bir bebek geldiğinde, uykusuzluk, diğer çocuklarınız ve diğer sorumluluklar sizi strese sokarak yorabilir. Bebeğinizle yoga derslerine katılmak size zihninizi ve bedeninizi dinlendirmek için ihtiyacınız olan zamanı verir. Böylece hayatınızın diğer kısımları ile de baş edebilecek istek ve enerjiye sahip olursunuz. Ayrıca yoga diğer görev ve sorumluluklar olmadan bebeğinizle birlikte geçireceğiniz pozitif bir atmosfer de yaratır.</p>
<p>Doğum sonrası toparlanmakta olan anne ve yeni gelişmekte olan bebeği için olan bu çalışma uzun yıllar içersinde özel olarak geliştirilmiştir. Ders annenin ayrı ve çoğu zaman bebeğiyle birlikte yaptığı çeşitli yoga duruşlarından, nefes çalışmalarından, danstan, bebek masajından ve çalışmanın her iki katılımcı için derin rahatlamasından oluşur.<strong></strong></p>
<p>Bu çalışma anne  bebek arasında fiziksel ve görsel temasları arttırır, birbirilerini daha iyi tanıma  fırsatı verir. Çalışma esnasında, anne ve bebek arasında artan bu duygusal bağlar bebeğin psikolojik gelişiminin temelidir.  Annenin doğum sonrası daha hızlı toparlanması ve olumlu duygular hissetmesini sağlar.</p>
<p>Anne bebek yogası dersleri neşe, iletişim, sağlık, güç ve pozitif enerji doludur.</p>
<p>Kendine vakit ayırmış dinlenmiş ve enerji ve sevgi dolu anne – mutlu bebek.</p>
<p align="center">Mutlu bebek – mutlu anne!</p>
<p align="center">Mutlu anne – mutlu aile!</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong><br />
</strong></p>

				<!-- Social Sharing Toolkit v2.0.4 | http://www.marijnrongen.com/wordpress-plugins/social_sharing_toolkit/ -->
				<div class="mr_social_sharing_wrapper"><span class="mr_social_sharing"><iframe src="https://www.facebook.com/plugins/like.php?locale=en_US&amp;href=http%3A%2F%2Fwww.merihkenet.com%2Fanne-bebek-yogasi&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=51px&amp;height=24px" scrolling="no" frameborder="0" style="border:none; overflow:hidden; width:51px; height:24px;" allowTransparency="true"></iframe></span><span class="mr_social_sharing"><div id="fb-root"></div><fb:send href="http://www.merihkenet.com/anne-bebek-yogasi" font=""></fb:send></span><span class="mr_social_sharing"><a href="http://twitter.com/share?url=http%3A%2F%2Fwww.merihkenet.com%2Fanne-bebek-yogasi&amp;text=Anne+%E2%80%93+BebekYogas%C4%B1&amp;via=merihkenet" target="_blank" class="mr_social_sharing_popup_link"><img src="http://www.merihkenet.com/wp-content/plugins/social-sharing-toolkit/images/buttons/twitter.png" alt="Share on Twitter" title="Share on Twitter"/></a></span><span class="mr_social_sharing"><g:plusone size="medium" count="false" href="http://www.merihkenet.com/anne-bebek-yogasi"></g:plusone></span><span class="mr_social_sharing"><script type="IN/Share" data-url="http://www.merihkenet.com/anne-bebek-yogasi"></script></span></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.merihkenet.com/anne-bebek-yogasi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>BİRAZ OLSUN DURMAYA  HAYATIN RİTMİNİ YAVAŞLATMAYA VAR MISINIZ?</title>
		<link>http://www.merihkenet.com/yin-yoga</link>
		<comments>http://www.merihkenet.com/yin-yoga#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 09 Jan 2012 08:51:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Merih Kenet</dc:creator>
				<category><![CDATA[Merih Kenet]]></category>
		<category><![CDATA[göztepe yin yoga]]></category>
		<category><![CDATA[göztepede yoga merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[merih kenet]]></category>
		<category><![CDATA[yin yoga]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.merihkenet.com/?p=1458</guid>
		<description><![CDATA[BİRAZ OLSUN DURMAYA 
                      HAYATIN RİTMİNİ YAVAŞLATMAYA 
VAR MISINIZ?
20 yıldır süren yoga ile olan yolculuğumda bugün merkezimde yoga alanında çeşitli dersler vermekteyim.
Eğitmenim Ayzın Dörtbudak’la başlayan öğrencilik hayatımda, çok şanslı bir öğrenci olduğumu ayırt edemiyordum ama bugün bu gerçeği görebiliyorum. Temelleri iyi atmışım diyebilirim. Bunun için hocama saygım ve sevgim sonsuzdur.
Yıllar içerisinde mesleğime olan aşkımla, eğitimlerime hep [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><span style="color: #ff0000;"><strong>BİRAZ OLSUN DURMAYA </strong></span></p>
<p align="center"><span style="color: #ff0000;"><strong>                      HAYATIN RİTMİNİ YAVAŞLATMAYA </strong></span></p>
<p align="center"><span style="color: #ff0000;"><strong>VAR MISINIZ?</strong></span></p>
<p>20 yıldır süren yoga ile olan yolculuğumda bugün merkezimde yoga alanında çeşitli dersler vermekteyim.</p>
<p>Eğitmenim Ayzın Dörtbudak’la başlayan öğrencilik hayatımda, çok şanslı bir öğrenci olduğumu ayırt edemiyordum ama bugün bu gerçeği görebiliyorum. Temelleri iyi atmışım diyebilirim. Bunun için hocama saygım ve sevgim sonsuzdur.</p>
<p>Yıllar içerisinde mesleğime olan aşkımla, eğitimlerime hep devam ettim ve ben bu yolda inceden inceye uğraş verip, bilgileri demlenmeye bıraktığımda yoga felsefelerinin içinde uçsuz bucaksız engin bir deniz olduğunu da deneyimledim.</p>
<p>Klasik yoga ile başlayan bu yolculuk Vivekananda Üniversitesinden aldığım eğitimle de yoluna devam etti. Bugün bunu yoga terapi programı ile tamamlayıp, yoga yapmanın hastalıkları tedavide modern tıbba destek olduğunu da görüyorum.</p>
<p>Yoga daha geniş kitlelerde paylaşılmaya başlandıktan sonra, uygulama biçimlerini de ne kadar çok değişikliğe uğradığını da görüyoruz. Çoğu kişi yoganın fiziksel yanlarını, ön planda tutarak   aerobik çalışmasına dönüştürmiştür. . Bu tabii ki  kişilerin kendi tercihleri ve muhakkak ki faydası vardır..Ancak özdeki halinden çok farklı hale gelmiş olduğunu da göz ardı edemiyorum..</p>
<p>Birçok kişi asanaları vücut egzersizleri ve etkin hareketler olarak görmektedir. Bu bir yanlış anlamadır. Bununla birlikte asananın gerçek anlamı , vücut ve zihnin rahatlayıp, bütünleştiği sabit bir ‘’duruştur’’. Bedensel hareketler , kaslar ve kemikler üzerinde fizyolojik sonuçlar doğururlar. Yoga asanaların amacı, bedensel sağlığı olduğu kadar, zihinsel ve ruhsal sağlığı da beslemektir.Bazı dış farklılıklar açıktır. Örneğin;bedensel egzersizler genelde hızlı, hatta şiddetli nefes alıp verme eşliğinde gerçekleştirilen, çabuk ve keskin hareketleri içerir. Oysa asanalar yumuşak hareketler, derin nefis alıp verme ve keskin konsantrasyonla uygulanırlar; yavaşça başlangıç konumuna dönmeden önce, defalarca nefes alıp verme süreleri boyunca aynen korunurlar. Aşırı zorlanma gereksizdir. Asanalar yoluyla iç organlar, kas ve sinir sistemlerinin işlevleri daha sağlıklı ve istikrarlı hale gelir. Asanalar bir meditasyondur.Çünkü hakkı verilerek yapılan her duruş , zihnimizin bedenle bütünlüğünü sağlar. Yoga yapmadaki amacımız hareket içerisindeki içimizi, an’ı dinlemeden geçiyor.</p>
<p>Yaşadığım, öğrencilerimden gördüğüm şudur; yoga günümüzde hep ileriye odaklı ve hedeflere dayalı , zor pozisyonları yapmaktan ibaret gibi gözüküyor, kişinin o yarışın içinde olması bence hayat koşuşturmasıyla, boğuşmamızın yan etkilerini dersin akışındaki enerjiyi de etkileyip, kendimizi teslim edemiyoruz.  Kimse kendini bu yarışın dışında bırakmak istemiyor. Bazen ben bile derslerin içinde kendime zaman zaman bunu hatırlatıp ,biraz daha geriye çekmeye, yavaşlamaya ihtiyacım olduğunu sizlere açıkça itiraf etmek istiyorum.</p>
<p>Yaşam ırmağı hepimize hızlı akıyor , o ritmi yavaşlatmak belki de bize iyi gelmiyor diye , düşünme fırsatımız bile olmuyor.</p>
<p>Bunlar benim derslerimde kendimde yaptığım gözlemler, çok da samimi itiraflar. öğrencilerimin derslere başlayıp , asanaların harika bir şekilde yapılıp, bitimindeki meditasyonlarda, huzursuz ve meditasyon güçlüğü çektiklerini gözlemliyorum.</p>
<p>Her birimizin o telaşlı, aceleci, sabırsız, hedefe odaklı, rekabetçi, dışa dönük hallerimizi dengelemek adına bu yıl Yin eğitimi almaya  karar verdim.</p>
<p>Bu konuda çok kitap okuyup, uygulamalarla da , bütün yaz çalıştım ve uyguladım. İyi ki de almışım. Nasıl güzel bir tamamlanma yaşanıldığını, önce kendimde de deneyimledim. Kendim bunu sabırla uyguladığımda, etkilerinin inanılmaz olduğu gerçeğiyle bugün yin derslerini öğrencilerimle birlikte yaşamaktayım.Hayat yolumun birden çıkmazlara girdiği noktada, evrene bunun için teşekkür edip, kendimi Yin ile tamamladım..  Bu arada özel derslerimde de, fizyoterapistlerle de yin çalışmalarımı paylaşımlar yaşadım.. Bu ikili çalışmalar bana çok şey öğretti ve yolumu aydınlattı.</p>
<p>Nedir bu Yin diyecekseniz, ben de size biraz anlatayım:</p>
<p>Genelde pozlarda 3-5 dak.kalınıyor. Tabii bunlar doğal nefes eşliğinde gerçekleşiyor. Temel anlamda üst bacaklar, kalçalar, omurga ve çevresindeki bağ dokuları hedefleniyor. Omurga bel ve eklem sağlığı için faydalı.</p>
<p>Bütün Yang tarzlarını hem fiziksel hem de enerjitik anlamda tamamlıyor. Bedene esneklik getiriyor.</p>
<p>Meditasyon güçlüğü çekenler içinse de bir hazırlık çalışması.</p>
<p>Bugün günümüzde, Dr.Motoyama gibi enerji üzerine bilimsel çalışmalar yapan uzmanların da, araştırmalarında bağ dokular ile, meridyenler arasında bir bağ olduğunu görebiliyoruz.</p>
<p>Meridyen teorisine;</p>
<p>Chi ( Prana ) : Kendi zekası olan ve bedeni kontrol eden yaşam enerjisi.</p>
<p>Acılar ya da rahatsızlıklar fazla ya da az chiden kaynaklanır.</p>
<p>Tüm terapiler chi akışını düzenlemeye yöneliktir, chi uyandığında şifa gerçekleşir.</p>
<p>Dolayısıyla, Yin yogada yaptığımız, bağ dokusu çalışmasının beden üzerinde rahatlatıcı ve enerji bedenlerimizde de şifa etkisi olduğu gerçeğini deneyimliyebiliyoruz.</p>
<p>Koşuşturma içinden çıkıp, biraz durup, yavaşlayıp kendinize neler oluyor bitiyor fırsatını verdiğinizde inanın kendinizle olan tanışıklığınız daha  da derinleşiyor. Kendiniz ile olan ilişkiniz düzeldiğinde, olaylara da farklı bir pencereden bakabiliyorsunuz. Benim ihitiyacım olduğu bir dönemde Yin ile tanıştım ve yoga ile olan yolculuğumda bir merkez sahibi olarak, toplum düzeni ve sistemin çarklarına kendimi kaptırdığımı fark etmem ve biraz olsun özel hayatım içinde de vereceğim kararlarda teslim olabilme halini araştırıp, Yang tarzlarını fiziksel ve enerjitik anlamda tamamladım.Böylelikle çözümler yumağının önümde nasıl yumuşadığını, iplerin özgürlüğe akışını de teslimiyet ve kabullenişlerin bana neler kattığını da gördüm.</p>
<p>Hayatta tesadüf yokmuş, ihtiyacım olduğu bir dönemde  Yin ile tanışıp önce kendim bu deneyimi yaşayarak, durup teslim olmayı  öğrendim. Size şöyle demek isterim: hepimiz  ara ara kapsamlı bir tadilata girişsek benliğimizle, daha fazla ertelemeden ve samimiyetle bakabilsek içimize, oradaki yanlışları, lüzumsuz hırsları, rekabeti, kanayan yaraların kabuklarını bulup, ayıklayabilsek ne güzel olurdu.</p>
<p>Yaşamımız boyunca bir debelenme içindeyiz. Yanlış anlamayın, bu hayatta çalışmayalım, boş gelip yatalım demiyorum. Benim yaşam tasvirim bir nehire benzer, bazen çağlayan , bazen dere, bazen göl oluruz.Bazen taşar akar, bazen de minik minik salınırız. Hem yol alalım, hem de bu yoldaki güzellikleri seyredelim .</p>
<p>Bazen o nehir alıp sizi suyunun içine öyle bir savuruyor ki, başınızı kaldırıp da, neler oluyoruzu göremiyoruz  bile,öyle bir akış ki o ritm hayatınızın tamamına yayılmış, hızla koşuşturma , hızlı konuşma, nefes almadan bile lokmaları yutma,hayatın telaşları kalbimizin ritminin hızlandığını duyamayacak kadar kendimizi kaptırışlarımız.</p>
<p>Hayatıma bakınca en çok öğrendiğim zamanların gözlem yaptığım zamanlar olduğunu fark ettim. Tahammülsüzlük, sabırsızlık derken, hayatımızı yaşarken bitirmeyelim.</p>
<p>Size bir sözüm var; sabırla başlayan hayat yolunuza ara ara molalar verip, ne oldu ,ne yapıyorum sorgulamanızı unutmayın. Ben bunu kendime hatırlattım ve durdum dinlendim. Siz de yapabilirsiniz.Bu hepimiz için çok keyifli bir yolculuk. Aynen  okyanusun dibine balıklama  daldığınızda kendimizi keşfetme   yolunda en doğru  cevapları bulabilirsiniz.</p>
<p>Şimdi bütün bu akışın gerçeğini öğrencilerimle birarada yaşayıp, bir nehir gibi salınıp, kendimizi  şifalandırıyoruz.</p>
<p>Bunun için de ŞÜKÜR, ŞÜKÜR, ŞÜKÜR</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Yıldızlar hepinizin  üzerine yağsın,</p>
<p>MERİH KENET</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>

				<!-- Social Sharing Toolkit v2.0.4 | http://www.marijnrongen.com/wordpress-plugins/social_sharing_toolkit/ -->
				<div class="mr_social_sharing_wrapper"><span class="mr_social_sharing"><iframe src="https://www.facebook.com/plugins/like.php?locale=en_US&amp;href=http%3A%2F%2Fwww.merihkenet.com%2Fyin-yoga&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=51px&amp;height=24px" scrolling="no" frameborder="0" style="border:none; overflow:hidden; width:51px; height:24px;" allowTransparency="true"></iframe></span><span class="mr_social_sharing"><div id="fb-root"></div><fb:send href="http://www.merihkenet.com/yin-yoga" font=""></fb:send></span><span class="mr_social_sharing"><a href="http://twitter.com/share?url=http%3A%2F%2Fwww.merihkenet.com%2Fyin-yoga&amp;text=B%C4%B0RAZ+OLSUN+DURMAYA++HAYATIN+R%C4%B0TM%C4%B0N%C4%B0+YAVA%C5%9ELATMAYA+VAR+MISINIZ%3F&amp;via=merihkenet" target="_blank" class="mr_social_sharing_popup_link"><img src="http://www.merihkenet.com/wp-content/plugins/social-sharing-toolkit/images/buttons/twitter.png" alt="Share on Twitter" title="Share on Twitter"/></a></span><span class="mr_social_sharing"><g:plusone size="medium" count="false" href="http://www.merihkenet.com/yin-yoga"></g:plusone></span><span class="mr_social_sharing"><script type="IN/Share" data-url="http://www.merihkenet.com/yin-yoga"></script></span></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.merihkenet.com/yin-yoga/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>KADIN DOĞUM UZMANIMIZ DR.DİLEK CENGİZ TARAFINDAN GERÇEKLEŞTİRİLEN BİR HYPNOBIRTHING DOĞUM HİKAYESİ( DOULA )</title>
		<link>http://www.merihkenet.com/hypnobirthing-dogum-hikayesi</link>
		<comments>http://www.merihkenet.com/hypnobirthing-dogum-hikayesi#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 09 Jan 2012 08:45:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Merih Kenet</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dilek Cengiz]]></category>
		<category><![CDATA[Hamile Yogası]]></category>
		<category><![CDATA[ayça oğuş]]></category>
		<category><![CDATA[doğum destekçisi]]></category>
		<category><![CDATA[doğum fotoğrafı]]></category>
		<category><![CDATA[doğum hikayesi]]></category>
		<category><![CDATA[doğum koçu]]></category>
		<category><![CDATA[doğum kursu]]></category>
		<category><![CDATA[doula]]></category>
		<category><![CDATA[HYPNOBIRTHING]]></category>
		<category><![CDATA[HYPNOBIRTHING doğum hikayesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.merihkenet.com/?p=1508</guid>
		<description><![CDATA[Geçmiş hafta çok özel ve büyüleyici bir doğuma eşlik ettim. Anne babanın ikisinin de Alman olması ve çok az  Türkçe biliyor olmaları değildi bu doğuma özelliğini veren, Hypnobirthing dersi verdiğim bir annenin doğuma benim de doula olarak davet edilmem idi asıl hoş olan. Elbette Alman Liseli olup Kadın doğum ihtisasımı Viyana&#8217;da yapmış olmam, yani Almanca&#8217;yı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Geçmiş hafta çok özel ve büyüleyici bir doğuma eşlik ettim. Anne babanın ikisinin de Alman olması ve çok az  Türkçe biliyor olmaları değildi bu doğuma özelliğini veren, Hypnobirthing dersi verdiğim bir annenin doğuma benim de doula olarak davet edilmem idi asıl hoş olan. Elbette Alman Liseli olup Kadın doğum ihtisasımı Viyana&#8217;da yapmış olmam, yani Almanca&#8217;yı anadilim gibi konuşabilmem yaşadıklarımızın üzerine vanilya sosu gibi geldi.<br />
Anne adayı beni saat 01:15 gibi arayıp akşam yemeğinden itibaren sancısının olduğunu, ancak son bir saattir düzenli olarak gelip gittiklerini söyledi. &#8220;Ya yanlış alarm ise, ya sizi zamanından önce çağırıyorsam&#8221; diyerek endişesini dile getirdi. Oysa ki, doğumlara çok severek eşlik ediyorum. Dolayısıyla &#8220;Yoldayım geliyorum, başlamadıysa da sorun değil&#8221; diyerek evlerinin yolunu tuttum. Moda&#8217;daki evlerine varmam telefonu kapattıktan sonra 15 dakika sürdü sadece. Geldiğimde anne adayı evde dolanıyordu. Öncelikle gerçekten doğum başlamış mı diye kontrolümüzü yaptık, 5 cm açıklığı vardı ama bebeğin başı hala oldukça yüksekte idi. Burada çok küçük bir hatırlatma yapmak isterim. Doulalar normalde muayene yapmaya yetkili değillerdir. Yani doğumun ne kadar ilerlediğinin tespiti için muhakkak ya ebe ya doktor olmak gerekir. 5 cm rahim ağzı açıklığı halen çok yakındaki kendi seçiş oldukları hastaneye gitmek için çok erkendi. Anne adayı ile önce biraz düzenli gelmeye başlamış sancılara alışabilmesi için HypnoBirthing uyguladık. Normalde bu uygulamayı anne baba adayı ile beraber yapabilirler ancak nasılsa doula olarak yanlarında bulunduğumdan ve katıldıkları HypnoBirthing kursunda da doğum eşi olarak beni seçtiklerinden beraberce nefes ve konsantrasyon çalışmaları yaptık. Baba adayına da bizlere güzel bir çay demleme görevini verdik. Anne adayı birkaç uygulamadan sonra tamamıyla sakinleşti. Artık hissettiği sancı gerçekten de dalgaya dönüşmüş idi ve dayanılmaz bir ağrı olmaktan çıkmıştı. Ayağa kalktık ve yanımda getirmiş olduğum pilates topu üzerine oturttum anneyi.Bu pilates toplarını yurtdışında doğum topu olarak satarlar ancak Türkiye&#8217;de çapı65 cmveya daha minyon bir gebeyseniz bir küçük boyutlu pilates topunu kullanabilirsiniz. Anne başını kollarına koyup, kollarını da önüne çektiğimiz koltuğun sırtına dayadı ve ben arkaya kuyruk sokumuna ve kalçasına masaj yaptım. Bu süreçte anne dik durumda olduğundan bebeğin yavaş yavaş rahim ağzının açılması ile aşağı inmesi beklenir. Ellerimi anne adayının karnına koyup kasılmaları beraberce &#8220;nefesledik&#8221;. Çayımızı içtik, evde kalmış olan kekten yedik. Çocuk bakımından sohbet ettik ve evin içinde bol bol yürüyüş yaptık. 2 saat sonra anne adayı doğum dalgasının arttığını ifade edince bir kez daha muayene ettim. Yine arada küçük bir virgül koyup eski &#8220;her bir saatte 1 cm açılması gerekiyor&#8221; kuralını artık tıbbın pek kabul etmediğini söylemek isterim. Bu nedenle ikinci muayenede 6 cm olduğunu tespit edince de endişelenmedik. Yanımdaki fetal doppler (bebeğin kalp seslerini sayan ses dalgalarıyla çalışan bir alettir) bebeğin kalp seslerini de dinleyip herşeyin yolunda olduğuna karar verdik. O zaman sırada küvet vardı. Banyodaki küvetlerini yarı yarıya annenin istediği ısıdaki suyla doldurduk ve anne adayı suyla dolu küvete girdi. Karnının bir kısmı dışarda idi ve babaya bir maşrapa (elbette evlerinde maşrapa yoktu, bu nedenle bir plastik saklama kutusu) ile içinde yattığı sudan alıp annenin karnının üzerine yavaş yavaş dökmesini söyledim. Bu onlara çok iyi geldi. Çok özel bir an idi.Fısıldayarak HypnoBirthing metinlerini paylaştım onlarla. Anne adayı suyun yaşattığı his ( ki bu tarza effloraj masajı da derler), baba adayının elini tutması ve hipnotik müzik ile iyice rahatladı</p>
<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter size-full wp-image-1516" title="dogum_fotografi_015" src="http://www.merihkenet.com/wp-content/uploads/2011/11/dogum_fotografi_015.jpg" alt="" width="630" height="420" /></p>
<p>İki saate yakın suda kalan anne arada yarım saat kadar da uyudu. Sıcak su sinirlerine, kasılmış kaslarına ve rahim ağzına iyi gelmişti, çünkü sudan çıktığında yapılan muayenesinde 8 cm açıklığı vardı. Bebek kalp sesleri de gayet iyi idi. Hastaneye gitme zamanı gelmişti. Gebeliği takip eden meslektaşımı aradık ve aşağı indik. Elimizde benim koca çantam, pilates topum ve CD playerımız ile bir taksi çağırmak üzereyken anne yürümek istediğini söyledi. Dairedeki muayene sonucu daha biraz zamanımız olduğu kanaatindeydim ve onları kırmadım. Ama halimizi tüm mahalle gördü. Her ikisi de son derece uzun olan çift her 3 adımda bir durup annenin doğum dalgasının bitmesini beklerken ve sokakta nefes egzersizi yaparken ben elimde pilates topuyla sabahın 5&#8242;inde yanımızdan geçen ve selektör yapan taksicilere el kol işaretiyle taksiye ihtiyacımız olmadığını anlatırken ki görüntü eminim o gece birçok Kadıköy sakinini güldürmüştür. 5 dakikalık yolu 20 dakikada kattettikten sonra nihayet hastanede idik. Burada yine bir virgül koyup anne ve baba adaylarına bir hatırlatma yapmak isterim. Hastane yatışlarında anneyi hemen yukarı alsalar da baba adayını yatış işlemleri için uzun süre Hasta Yatış&#8217;da tutuyorlar. Benim size önerim hasta yatış kağıtlarını önceden hastaneden istemeniz, doldurup yanınızda götürmenizdir. Doğum zamanı gelene kadar yapılmış tüm tahlil ve ultrasonlarınızı (hasta dosyası) yanınızda götürünüz. Beraberce geldiğim bu çift de daha önce gereken her türlü evrakı doldurmuştu. Böylece bekleme olmadan odaya gittik. Odaya vardıktan sonra anne damar içi sıvı takılmasını istemediğini söyledi. Hastane prosedürleri açısından yine de serum takmadan bir damar yolunu açtılar çünkü annenin  kan grubu negatif idi ve babanın kan grubunu bilmiyorlardı.Babadan da kan alındı. Böylece bir katateri olsa da anne hala mobil idi.Pilates topuna oturan anne adayı oldukça yorulmuştu. Yanımızda getirdiğimiz çikolatadan yedi ve bir bardak su içti. Tüm bunlar sırasında sanki farklı bir yerlerde idi aklı, çalıştığımız HypnoBirthing&#8217;i gerçekten uygulayabiliyordu. Bizler de onu rahatsız etmemek için sessizleşmiştik, sadece arada sırada gelen dalga nedeniyle yüzünü buruşturduysa da ona çok az kaldığını sadece bebeğe odaklanması gerektiğini söyledim ve ıkınma duygusunun gelip gelmediğini sordum. Ikınma değil de sanki tuvalete çıkmalıymışım gibi basınç var diye cevapladı. Belli ki bebeğin başı inmişti aşağıya. O sırada doktoru da geldi ve anneyi muayene etti. Tam açıktı, sadece başın geçeşini engelleyen biraz bir rahim boynunun dokusu vardı. Yırtılmasın, bekleyelim denildi. Meslektaşım olan hekim hastanın benimle ne kadar rahat olduğunu anlayınca muayeneleri bana bırakıp beklemeye çekildi. Yarım saat içinde anne artık dayanamadığını söyleyince bir kez daha baktım. Rahim ağzı silinmiş tam açık idi ve bebeğin başı da vajinayı dolduruyordu. Hemen doktorunu çağırdık ve o da anneyi doğumhaneye alalım dedi. Anne adayı elimi tutup gözlerimin içine bakıp artık kalkmak istemediğini belirtti. Ben de bunu tercüme ettim.Şaşıran hekim kısacık bir düşünme zamanından sonra tamam dedi. Yatakta bir eliyle eşinin elini, diğer eliyle çarşafları kavrayan anne ile oldukça derin bir konsantrasyon ve nefes uygulaması yaptık. Bebeği başı görünmüştü ve ben sessize meslektaşıma anne adayının epizyotomi (vajinal kesi) istemediğini söyledim. Bir baş işareti ile okeyleştik ve ben nefesimize geri döndüm. Tam dışarı çıkarken bebeğin başı vulvayı (vajinanın anüse kadar olan dış deri kısmı) iyice gerer. Anne için en zor olan buydu. Ama daha önceki HypnoBirthing dersleri ve doğum seminerlerinde öğrendiği duyguyu (yanma ve acı hissi)yaşamaya başlayınca bu duygunun artık son aşama olduğunu anlayan anne zor da olsa rahatlamıştı. Ona sadece doğum dalgaları ile nefes verdirterek bebeğin başının çıkmasını sağladık. Bebek hemşireleri bebeği aspirasyon için hemen almak isteseler de doktoru bebeğin gayet iyi olduğunu önce annesine verilmesi gerektiğini söyledi. Bebeğini kucağına alan anne, onun yanında ayakta duran baba, odanın içindeki şok halindeki kalabalık (hastanede ilk kez bir doğum hastane odasında gerçekleşmişmiş)gözlerimde yaş ile ben eminim çok hoş bir karikatür olmuşuzdur. Aslında oda fazla doluydu ama ben ve baba tüm dikkatimizi doğuma verdiğimizden kimseyi fark etmemiştik. Bu bahsettiğim çift yalnızlardı İstanbul&#8217;da, bu nedenle de benden başka bu kadar özel bir olayda destek olabilecek ailenin üyeleri hepsi Almanya&#8217;da idi. Pazartesi mail kutumda gördüğüm mailden de bahsetmeden edemiyeceğim. Almanya&#8217;ya ailelerinin yanına dönmeye karar vermiş olan bu şeker insanlar beni teşekkür ve veda amaçlı evlerine davet etmişlerdi. Salı akşam ziyaretimde bir daha geriye dönük yaşadıklarımızdan bahsettik. Kahve içtik, ev yapımı cheesecake yedik ve bana çok özel bir kristal hediye ettiler. Şimdiye kadar yaşadığım en güzel doğum tecrübelerinin arasında ilk ona girecek bir anıydı.</p>

				<!-- Social Sharing Toolkit v2.0.4 | http://www.marijnrongen.com/wordpress-plugins/social_sharing_toolkit/ -->
				<div class="mr_social_sharing_wrapper"><span class="mr_social_sharing"><iframe src="https://www.facebook.com/plugins/like.php?locale=en_US&amp;href=http%3A%2F%2Fwww.merihkenet.com%2Fhypnobirthing-dogum-hikayesi&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=51px&amp;height=24px" scrolling="no" frameborder="0" style="border:none; overflow:hidden; width:51px; height:24px;" allowTransparency="true"></iframe></span><span class="mr_social_sharing"><div id="fb-root"></div><fb:send href="http://www.merihkenet.com/hypnobirthing-dogum-hikayesi" font=""></fb:send></span><span class="mr_social_sharing"><a href="http://twitter.com/share?url=http%3A%2F%2Fwww.merihkenet.com%2Fhypnobirthing-dogum-hikayesi&amp;text=KADIN+DO%C4%9EUM+UZMANIMIZ+DR.D%C4%B0LEK+CENG%C4%B0Z+TARAFINDAN+GER%C3%87EKLE%C5%9ET%C4%B0R%C4%B0LEN+B%C4%B0R+HYPNOBIRTHING+DO%C4%9EUM+H%C4%B0KAYES%C4%B0%28+DOULA+%29&amp;via=merihkenet" target="_blank" class="mr_social_sharing_popup_link"><img src="http://www.merihkenet.com/wp-content/plugins/social-sharing-toolkit/images/buttons/twitter.png" alt="Share on Twitter" title="Share on Twitter"/></a></span><span class="mr_social_sharing"><g:plusone size="medium" count="false" href="http://www.merihkenet.com/hypnobirthing-dogum-hikayesi"></g:plusone></span><span class="mr_social_sharing"><script type="IN/Share" data-url="http://www.merihkenet.com/hypnobirthing-dogum-hikayesi"></script></span></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.merihkenet.com/hypnobirthing-dogum-hikayesi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>AİLE DİZİMİ GRUP ÇALIŞMASI</title>
		<link>http://www.merihkenet.com/aile-dizimi-3</link>
		<comments>http://www.merihkenet.com/aile-dizimi-3#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 02 Jan 2012 14:26:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Merih Kenet</dc:creator>
				<category><![CDATA[Merih Kenet]]></category>
		<category><![CDATA[Workshop]]></category>
		<category><![CDATA[aile dizimi]]></category>
		<category><![CDATA[anadolu yakası yoga]]></category>
		<category><![CDATA[merih kenet yoga]]></category>
		<category><![CDATA[Yoga]]></category>
		<category><![CDATA[yoga merkezi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.merihkenet.com/?p=1553</guid>
		<description><![CDATA[Tarih: 15.01.2012(Pazar)
Saat: 10:00 – 18:00
Ücret: 150 TL
Yer: MERİH KENET YOGA STÜDYOSU
Bağdat cad. Yılmaz apt. No: 249/3 Göztepe
Bağdat cad. üzerinde Göztepe ışıklara gelmeden önce HSBC bankası üstünde 2.kat
Tel: 0216 302 69 65
Cep : 0530 939 44 12
Rezervasyon: GİLA KİBAR
Ruhsal ve yaşamsal sorunlar da tıpkı fiziksel özellikler ve hastalıklar gibi kuşaktan kuşağa aktarılmaktadır. Geçmiş kuşaklarda yaşanmış acılar, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Tarih: 15.01.2012(Pazar)<br />
Saat: 10:00 – 18:00<br />
Ücret: 150 TL<br />
Yer: MERİH KENET YOGA STÜDYOSU<br />
Bağdat cad. Yılmaz apt. No: 249/3 Göztepe<br />
Bağdat cad. üzerinde Göztepe ışıklara gelmeden önce HSBC bankası üstünde 2.kat<br />
Tel: 0216 302 69 65<br />
Cep : 0530 939 44 12<br />
Rezervasyon: GİLA KİBAR</p>
<p>Ruhsal ve yaşamsal sorunlar da tıpkı fiziksel özellikler ve hastalıklar gibi kuşaktan kuşağa aktarılmaktadır. Geçmiş kuşaklarda yaşanmış acılar, kayıplar, dışlanmalar, haksızlıklar, ölümler, hastalıklar, travmalar ailenin kollektif vicdanı ile bugün bizim yaşamımıza etki edebilmektedir. Bilinçli yaptığımız seçimlerimizin bile arkasında bu kollektif vicdanı iş<br />
başında bulabiliriz. Yaşamımıza ait sorunlar ve hastalıkların nedenleri sadece bizim hayatımızda saklı değildir.<br />
Sorunların çözümü ve iyileşme süreci için kuşaktan kuşağa aktarılan bu dinamiklerin su yüzüne çıkması ve kabulu gerekmektedir. Aile dizimleri görünmeyen, kabul edilmeyen durumların, kişilerin, olayların, yaşantıların vb. görünmesiyle ve/veya kabul edilmesiyle kişiyi çözüme götürebilmektedir. Çünkü bizi tıkayan, yaşamımızın istediğimiz gibi akmasına engel olan şey aslında geçmişte yaşananlar değil; bizim olanları kabul etmek istemeyip, değiştirme ve telafi etme çabamızdır – her ne kadar bunu bilinçli olarak yapmasak bile- . Olanı olduğu gibi kabul ettiğimizde üstlendiklerimizi sevgiyle bırakabilme ve kendi yaşamımıza yönelebilme şansını yakalayabiliriz.<br />
Bu süreci deneyimlemek ve grup çalışmalarına katılmak istiyorsanız merkezimizde Psikolojik Danışman Perin B. Akkavuk tarafından yapılacak olan Sistem/Aile Dizimi Grup çalışmaları için sekreterliğimize müracaat edebilirsiniz.</p>
<p>&nbsp;</p>

				<!-- Social Sharing Toolkit v2.0.4 | http://www.marijnrongen.com/wordpress-plugins/social_sharing_toolkit/ -->
				<div class="mr_social_sharing_wrapper"><span class="mr_social_sharing"><iframe src="https://www.facebook.com/plugins/like.php?locale=en_US&amp;href=http%3A%2F%2Fwww.merihkenet.com%2Faile-dizimi-3&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=51px&amp;height=24px" scrolling="no" frameborder="0" style="border:none; overflow:hidden; width:51px; height:24px;" allowTransparency="true"></iframe></span><span class="mr_social_sharing"><div id="fb-root"></div><fb:send href="http://www.merihkenet.com/aile-dizimi-3" font=""></fb:send></span><span class="mr_social_sharing"><a href="http://twitter.com/share?url=http%3A%2F%2Fwww.merihkenet.com%2Faile-dizimi-3&amp;text=A%C4%B0LE+D%C4%B0Z%C4%B0M%C4%B0+GRUP+%C3%87ALI%C5%9EMASI&amp;via=merihkenet" target="_blank" class="mr_social_sharing_popup_link"><img src="http://www.merihkenet.com/wp-content/plugins/social-sharing-toolkit/images/buttons/twitter.png" alt="Share on Twitter" title="Share on Twitter"/></a></span><span class="mr_social_sharing"><g:plusone size="medium" count="false" href="http://www.merihkenet.com/aile-dizimi-3"></g:plusone></span><span class="mr_social_sharing"><script type="IN/Share" data-url="http://www.merihkenet.com/aile-dizimi-3"></script></span></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.merihkenet.com/aile-dizimi-3/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İş Zirvesi Programı Eylül 2011</title>
		<link>http://www.merihkenet.com/is-zirvesi</link>
		<comments>http://www.merihkenet.com/is-zirvesi#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 29 Oct 2011 09:35:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Merih Kenet</dc:creator>
				<category><![CDATA[BASIN]]></category>
		<category><![CDATA[göztepede yoga]]></category>
		<category><![CDATA[merih kenet]]></category>
		<category><![CDATA[merih kenet yoga merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[yoga göztepe]]></category>
		<category><![CDATA[yoga merkezi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.merihkenet.com/?p=1497</guid>
		<description><![CDATA[
&#160;

				
				]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<a href="http://www.youtube.com/watch?v=YKOWGlfdV_M"><img src="http://www.merihkenet.com/wp-content/plugins/youtube-with-style/inc/img.php?v=YKOWGlfdV_M"></a>
<p>&nbsp;</p>

				<!-- Social Sharing Toolkit v2.0.4 | http://www.marijnrongen.com/wordpress-plugins/social_sharing_toolkit/ -->
				<div class="mr_social_sharing_wrapper"><span class="mr_social_sharing"><iframe src="https://www.facebook.com/plugins/like.php?locale=en_US&amp;href=http%3A%2F%2Fwww.merihkenet.com%2Fis-zirvesi&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=51px&amp;height=24px" scrolling="no" frameborder="0" style="border:none; overflow:hidden; width:51px; height:24px;" allowTransparency="true"></iframe></span><span class="mr_social_sharing"><div id="fb-root"></div><fb:send href="http://www.merihkenet.com/is-zirvesi" font=""></fb:send></span><span class="mr_social_sharing"><a href="http://twitter.com/share?url=http%3A%2F%2Fwww.merihkenet.com%2Fis-zirvesi&amp;text=%C4%B0%C5%9F+Zirvesi+Program%C4%B1+Eyl%C3%BCl+2011&amp;via=merihkenet" target="_blank" class="mr_social_sharing_popup_link"><img src="http://www.merihkenet.com/wp-content/plugins/social-sharing-toolkit/images/buttons/twitter.png" alt="Share on Twitter" title="Share on Twitter"/></a></span><span class="mr_social_sharing"><g:plusone size="medium" count="false" href="http://www.merihkenet.com/is-zirvesi"></g:plusone></span><span class="mr_social_sharing"><script type="IN/Share" data-url="http://www.merihkenet.com/is-zirvesi"></script></span></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.merihkenet.com/is-zirvesi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

